İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/9340 K.2018/2729

b) Sanık ... hakkında mahkûmiyet

Esas2013/9340Karar2018/2729Tarih19 Mart 2018Okuma6 dk · 1.274 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2013/9340 E., 2018/2729 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2018
Mahkeme
... Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler
a) Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.274 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

b) Sanık ... hakkında mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin incelenmesi:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, oybirliğiyle;

B) Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesi:

Sanığın atılı suçtan sorgusunun yapıldığı tarihten, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ile 2. fıkrasında 15-18 yaş arasındaki çocuklar için öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla;

C) Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından öncelikle, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;

a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ,

b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,

Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Kabule göre de,

a) Hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, TCK'nın 52. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak taksit aralığının gösterilmemesi,

b) Sanık hakkında TCK’nın 31/3 maddesi uygulanırken "8 ay hapis cezası" tayin edilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu “8 ay 3 gün hapis cezası” ve buna bağlı olarak sonuç adli para cezasının "4000 TL" yerine "4040 TL" olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza verilmesi,

c) Olay tutanağı içeriği ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, sanığın da aralarında bulunduğu altı kişinin durumundan şüphelenilerek bulundukları inşaata gidildiğinde kim tarafından yere atıldığı tespit edilemeyen uyuşturucu maddenin bulunduğu, uyuşturucu madde kullandığını ve suçunu kabul ettiğini söyleyen sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle;

19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

(Sanık ... hakkında)

20.11.2011 günü saat 18.00 sularında devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerine haber merkezince ... İnternet Cafe üzerinde bulunan inşaatlara hızlı bir şekilde üç-dört kişinin koşarak çıktığının anons edilmesi üzerine bahse konu yere gidildiğine inşaat halinde olan binanın üst katında toplu bir şekilde oturan ..., ..., ..., ..., ... ve ... oldukları anlaşılmış, ...'in kaba üst yoklamasında kareli defter yaprağına sarılı 0,04 gr esrar elde edilebilecek 0,2 gr tütünle karışık kenevir ve şahısların topluca oldukları yerde yine kareli defter yaprağına sarılı 1.5 gr esrar elde edilebilecek 3 gr kenevir bulunmuştur.

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan dava sonunda sanık ... hakkında mahkûmiyet, sanık ... hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı, diğer sanıklar hakkında ise beraat kararı verilmiş, beraat kararları Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiş,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararlarının onanmasına oybirliğiyle,

Sanık ... hakkında ise zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine oyçokluğuyla karar verilmiştir.

Sanık ... suç tarihinde 15-18 yaş grubundadır.

Dava zamanaşımı, işlenen suçun cezalandırılabilirliğini ortadan kaldıran bir sebep niteliği taşımaktadır. İşlenen fiil, dava zamanaşımının dolmasına rağmen, hukuken tasvip edilmeyen bir fiil ve dolayısıyla, suç olma özelliğini muhafaza eder. Ancak, işlenen suç siyaseti gereğince, bu suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir zamanın geçmesi durumunda bu suç açısından cezalandırılabilirlik niteliği artık ortadan kalkmış kabul edilmektedir. (Özgenç- Türk Ceza Hukuku, Genel Hükümler 10. Bası Say:852)

Ceza davasını düşüren sebep, sadece failin cezalandırılmasını önler ve fiil suç olmakta devam eder. Böyle olmasaydı, düşme değil, beraat kararı verilmesi gerekirdi. Durma ve düşme sebeplerinin mevcudiyeti halinde faaliyete başlamış olan yargılama makamları durma veya düşme kararı vereceklerdir. Yargılama makamı bulunulan evre veya aşamaya göre sanık aleyhine bir karar verebilecek hale gelmişse, bu aleyhe karar verilmemelidir.

Faraza kovuşturma evresinde mahkûmiyet kararı verilebilecek hale gelmiş olsa dahi, mahkûmiyet kararı verilmemelidir. Zira, durma ve düşme sebeplerinin kabul edilmesi demek, muhakemenin yapılmamasının, neticede sanığın mahkûm olmamasının istenmesi demektir. Bu sebeplerin kabulü, sanığın beraat kararı ile temize çıkmasının istenmemesi demek değildir.

Bunun içindir ki kovuşturma evresinde, tam beraat kararı verileceği sırada, bu sebeplerin bulunduğunun anlaşılması, beraat kararı verilmesine mâni olmaz. (Kunter-Yenisay-Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku-17. Bası Birinci Kitap Say: 77, 80, 81)

Ceza Genel Kurulu'nun 19.03.1990 gün ve 58-78 sayılı kararında da "beraatin, düşme kararından daha öncelikli" olduğu belirtilmiştir.

Birleşmiş Milletler Teşkilatınca kabul edilip ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990 tarihinde imzalanan ve 09.12.1994 gün ve 4058 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3/1. maddesi; "Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir"

40. maddesinin birinci fıkrası, "1. Taraf Devletler, hakkında ceza yasasını ihlâl ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları gözönünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler."

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Temel İlkeler" başlıklı dördüncü maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun uygulanmasında, sanığın haklarının korunması amacıyla;...

b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,

İlkeleri gözetilir" şeklinde düzenleme öngörülmüştür.

Ceza Genel Kurulu'nun birçok kararında, yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda yerel mahkeme ya da Yargıtay, re'sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar vereceği belirtilmiş ise de;

Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan deliller değerlendirilerek dört sanık hakkında beraat kararı verilmiş, Dairemizce yaşı büyük sanıklar hakkında usul ve yasaya uygun bulunan beraat hükümlerinin onanmasına karar verilirken aynı eylemden sorumlu tutulan ve aynı delil durumuna göre hakkında beraat kararı verilen yaşı küçük sanık ... hakkında ise kanunda öngörülen sürenin geçmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilerek çocuklar için yaşları nedeniyle TCK' nın 66. maddesinde düzenlenen ve daha kısa süre olarak öngörülen zamanaşımı müessesesi kanun koyucunun amacına aykırı olarak aleyhine değerlendirilmiştir.

Çocuk sanıklar için zamanaşımı sürelerinin kısa tutulmasının çocukların lehine bir düzenleme olduğunda şüphe yoktur. Sanık hakkındaki delil durumunun mahkûmiyetini gerektirmesi halinde lehine olarak zamanaşımı hükümlerinin uygulanması yerindedir. Ancak CMK'nın 223. maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü de gözetilerek mevcut delil durumuna göre sanığın beraat kararı isabetli ise sanık lehine olarak beraat hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

Aksine uygulama, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturacağı ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki beraat hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararına katılmıyorum. 19.03.2018

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/9340, K. 2018/2729, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2013/9340
Karar No
2018/2729
Tarih
19 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11029 K.2018/2708
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11070 K.2018/2709
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11170 K.2018/2248
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11174 K.2018/2247
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11177 K.2018/2250
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/11184 K.2018/2249

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.