KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2013/9438 E., 2014/1592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2014
- Esas No
- 2013/9438
- Karar No
- 2014/1592
- Tebliğname No
- K.Y.B./2013/231952
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanıklar O.. K.., M. D. ve A.. B.. hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına ilişkin İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 08.03.2012 tarihinde 2012/638 esas ve 2012/483 karar sayı ile verilen kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.07.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece sanıkların TCK'nın 191/2 maddesi gereğince ayrı ayrı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına karar verilmiştir.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;«Dosya kapsamına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanıklar O.. K.., M.. D.. ve A.. B.. haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2012 tarihli ve 2012/8800 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/638 esas sayısına kaydedildiği, 08/03/2012 tarihli tensip zaptıyla duruşma açılmaksızın sanıklar O.. K.., M.. D.. ve A..
B.. haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesine göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmalarına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesindeki istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, belirtilen kararın bozulması istenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 175. maddesinin 2. fıkrasında “Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır”, 193. maddesinin 1. fıkrasında “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.” ve 195 maddesinde “ Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükümleri öngörülmüştür.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2013/9438, K. 2014/1592, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama