KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2015/4175 E., 2016/1917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2016
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Adalet Bakanlığı'nın, 18.05.2015 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık N.. B.. hakkında Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 12.03.2014 tarihinde 2012/522 esas ve 2012/698 karar sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 04.06.2015 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 01.10.2012 tarihinde 2012/522 esas ve 2012/698 karar sayı ile, sanık N.. B..'ın TCK'nın 191. maddesinin 6. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
2- Hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmesi üzerine, aynı Mahkeme tarafından 12.03.2012 tarihinde 2012/522 esas ve 2012/698 sayılı ek kararla hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Sanık hakkında 01/10/2012 tarihli kararla temel ceza tayin edilirken uygulama maddesi 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi yerine 191/6. maddesi olarak yanlış gösterilmiş ise de, bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2014 tarihli ek kararın bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Hükümden sonra 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan hükümlünün, hüküm tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 191. maddesinin 7. fıkrası gereğince, mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılması yerine davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
./..
D) Karar :
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/4175, K. 2016/1917, 20 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama