İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/5371 K.2020/8995

Mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında

Esas2015/5371Karar2020/8995Tarih15 Aralık 2020Okuma12 dk · 2.493 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2015/5371 E., 2020/8995 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2020
Mahkeme
KIRKLARELİ Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler
Beraat; sanık ... hakkında
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.493 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A- Sanık ... müdafiinin vekalet ücreti yönünden temyiz talebinin incelenmesinde:

Usulüne uygun şekilde tefhim edilen beraat hükmünün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 22/07/2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin süresinden sonra yaptığı temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,

B- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın Kırklareli E-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nden gönderdiği 27/11/2020 tarihli dilekçesindeki “Cezamın onaylanmasını istiyor. Cezama razıyım. Temyiz hakkımdan vazgeçiyorum” şeklindeki talebinin, temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA

C- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden. "12/07/2013, 03/08/2013, 23/08/2013, 30/08/2013 ve 01/11/2013" , sanık ... yönünden. "01/07/2013", sanık ... yönünden. "02/07/2013, 12/07/2012, 30/07/2013 ve 18/10/2013", sanık ... yönünden. "25/06/2013, 30/08/2013 ve 01/11/2013", sanık ... yönünden. "31/07/2013, 03/08/2013 ve 04/10/2013", sanık ... yönünden. "03/08/2013, 30/08/2013 ve 08/11/2013", sanık ... yönünden. "12/07/2013, 30/07/2013 ve 18/10/2013", sanık ... yönünden.

"23/06/2013, 26/06/2013 ve 21/07/2013", sanık ... yönünden. "01/04/2013, 23/06/2013, 01/07/2013, 02/07/2013 ve 13/07/2013" ve sanık ... yönünden. "02/07/2013, 30/04/2013, 31/07/2013 ve 03/08/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ile sanık ...’nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

D- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Diğer sanık ... tarafından nakledilen 100 paket halinde 369,59 gr XLR-11 içeren uyuşturucu maddenin sanık ...’a götürüldüğünün ve sanık ...’un suça konu uyuşturucu maddeyi ticari amaçla kendisine getirttiğinin iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, ancak sanık ...’un icra hareketlerine başlamış olmasına rağmen, suça konu esrarın tesliminden önce kolluk görevlilerinin müdahalesi neticesinde elde olmayan nedenlerle eyleminin tamamlanamayıp teşebbüs aşamasında kaldığı sabit olduğundan hükmolunan temel cezadan TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,

2- Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 01/07/2013 tarihli eylemi neticesinde “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; 23/06/2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...’e uyuşturucu satılması eylemine iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, eylemlerin tümü sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

3- Gerekçeli karar başlığında sanık ... yönünden; "23/06/2013 ve 01/07/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

E- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın ikametinde ve ikametinin yakınında kendi kullanımında olan arsada 08/11/2013 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen toplam net 374 gram esrarı ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de.

09/09/2013 ve 11/09/2013 tarihlerinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ... ve ...’a uyuşturucu sattığına ilişkin içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, eylemlerin tümü sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2- Gerekçeli karar başlığında sanık ... yönünden; "09/09/2013, 11/09/2013 ve 08/11/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

F- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 18/10/2013 tarihli eylemi neticesinde “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de.

23/08/2013 tarihinde sanıktan ele geçirilen net 30,5 gram esrarı satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil elde edilemediği, dikkate alındığında sanığın eyleminin bir bütün halinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılması ve 01/11/2013 tarihinde diğer sanık ...'da ele geçen maddenin uyuşturucu içermediğinin anlaşılması karşısında, eylemlerin tümünün uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2- Gerekçeli karar başlığında sanık ... yönünden; "23/08/2013, 18/10/2013, 01/11/2013 ve 08/11/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

G- Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde:

1- Dosya içeresindeki belge ve bilgilere göre; sanığın ikametinde 08/11/2013 tarihinde yapılan aramada iki paket halde net 0,6 gram esrarın ele geçirildiği, sanığın ikrar içeren beyanları ve iletişim tespit tutanakları içeriklerine göre; sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucuyu ticaret amacıyla bulundurduğunun anlaşılması karşısında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu gözetilmeden atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden; "04/10/2013, 12/10/2013 ve 08/11/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

H- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ... ve ...’da ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığına, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında sanık ... yönünden; "22/04/2013, 26/06/2013 ve 23/08/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

I- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığına, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında; Sanık ... yönünden; "04/11/2013" olan suç tarihinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

J- Sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

1- Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'de ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattıklarına, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgileri bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

2- Kabule göre de;

Gerekçeli karar başlığında; sanık ... ve ... yönünden "21/07/2013" olan suç tarihinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,

K- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ... ve ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sattığına, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

2- Kabule göre de;

Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden "01/04/2013 ve 22/04/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

L- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'de ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığına, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden "26/06/2013" olan suç tarihinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

M- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ve uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle hastanede tedavi altına alınan ... da uyuşturucu madde ele geçirilmemesi ve uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespiti için yapılan kan testinde uyuşturucu madde metabolitlerine rastlanılmadığı, uyuşturucu olmayan hydroxyzine ve sertraline maddelerine rastlanıldığı anlaşılmakla;

diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle de ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden "25/09/2013" olan suç tarihinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

N- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

1- Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'a uyuşturucu satılması eylemine iştirak ettiğine, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle de ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine farklı anlam yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve 01/11/2013 tarihinde diğer sanık ...'da ele geçen maddenin uyuşturucu içermediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

2- Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden "01/04/2013, 01/11/2013 ve 08/11/2013" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "08/03/2013 - 08/11/2013 tarihleri arası" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

O- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 12/09/2016 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, bu hususun Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesinin 1. fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

15/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2015/5371, K. 2020/8995, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  4. I- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2015/5371
Karar No
2020/8995
Tarih
15 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/5374 K.2020/8884
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/5387 K.2020/9555
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/5448 K.2020/8307
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/7668 K.2020/4336
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/11236 K.2020/13978
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/11237 K.2020/13979

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.