KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2016/1098 E., 2016/1424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkeme
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Gizli soruşturmacının ancak TCK'nın 220. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan "örgüt kurma" ve "örgütü yönetme" suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması şartıyla CMK'nın 139. maddesinde sınırlı olarak sayılan diğer suçlar için görevlendirilebilir. Bunlar dışındaki suçlar nedeniyle görevlendirilen gizli soruşturmacı "adlî kolluk görevlisi değil ise" topladığı deliller hukuka aykırıdır.
Somut olayda örgüt olmadığı gibi, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin bir iddia da bulunmamaktadır. Bu nedenle gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karar kanuna aykırıdır.
Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi "adli kolluk görevlisi ise" hukuki statüsü gizli soruşturmacı olmayıp "kimliğini gizleyen adli kolluk görevlisidir" ve kollukla ilgili kanunlar ile CMK'daki hükümlerde yer alan genel yetkisi ve görevi kapsamında olmak üzere, Cumhuriyet savcısının sözlü veya yazılı emirleri doğrultusunda delil toplayabileceğinden, bu nitelikte topladığı deliller hukuka uygundur.
Sanığın aleyhine olan tutanakları kabul etmediğini söylemesi ve savunmaları dikkate alınarak; 01.09.2014 ve 30.09.2014 tarihli suçlara ilişkin tutanakları düzenleyen adlî kolluk görevlilerinin diğer tanıklar gibi kimlikleri gizlenmeden ve sanık ile müdafiine soru sorma olanağı da tanınarak tanık olarak dinlenmeleri, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, kimlikleri gizlenerek ve sanık ile müdafiine soru sorma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/1098, K. 2016/1424, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama