İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3262 K.2017/6805

Adalet Bakanlığı'nın, 10/07/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkındaki iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/04/2017 tarihli ve 2017/209 sayılı kararına yönelik…

Esas2017/3262Karar2017/6805Tarih14 Aralık 2017Okuma7 dk · 1.380 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2017/3262 E., 2017/6805 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.380 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 10/07/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkındaki iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/04/2017 tarihli ve 2017/209 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/05/2017 tarihli ve 2017/492 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 18/07/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli hakkında, 14/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 09/06/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine; bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edildiği,

2- Denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından gönderilen ilk başvuru davetiyesinin şüpheliye 23/06/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen çağrıya uymadığı, bunun üzerine ikinci kez davetname gönderilerek şüpheliye 21/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

3- Şüphelinin bu ikinci çağrıya uyarak 25/07/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmekte ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği, ancak takip eden süreçte şüphelinin 17/01/2017 tarihli görüşmesine gelmemesi üzerine TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca “...kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği...” gerekçesiyle kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılması isteğiyle 13/03/2017 tarihli iddianame düzenlendiği,

4- İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/03/2017 tarihli ve 2017/137 sayılı kararı ile, “17/01/2017 tarihli görüşmesine katılmadığına dair tutanağın dosya arasında olmadığı, yine şüphelinin bu görüşmeye katılmamasına müteakip uyarı müzekkeresi tebliğ edilmemesi nedeniyle olayda ihlal ve ısrar şartının gerçekleşmediği” gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği,

5- Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine, merci İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/04/2017 tarihli ve 2017/537 değişik iş sayılı kararı ile iddianamenin iadesi kararı yerinde görülerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,

6- Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından, şüphelinin 17/01/2017 tarihli görüşmesine katılmadığına dair tutanağın dosya arasına eklenmesi suretiyle iade kararındaki eksikliğin giderildiğinden bahisle 13/04/2017 tarihli 2. iddianamenin düzenlendiği,

7- İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/04/2017 tarihli ve 2017/209 sayılı kararı ile, “şüphelinin 17/01/2017 tarihli görüşmesine katılmamasına müteakip uyarı müzekkeresi tebliğ edilmemesi nedeniyle olayda ihlal ve ısrar şartının gerçekleşmediği” gerekçesi ile iddianamenin iadesine 2. kez karar verildiği,

8- Cumhuriyet savcısının bu karara da itiraz etmesi üzerine, merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/05/2017 tarihli ve 2017/492 değişik iş sayılı kararı ile iddianamenin iadesi kararı yerinde görülerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık ... hakkında 14/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi gereğince yürütülen soruşturma sonucunda, anılan Kanun'un 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, erteleme süresi zarfında belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceğine dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2016 tarihli ve 2016/180953 soruşturma,

2016/1228 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, kararın gereğinin takdir ve ifası için Seydişehir Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderilmesini takiben, Seydişehir Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce sanığın mernis adresine 13/06/2016 tarihli ve 2016/223 DS sayılı çağrı kağıdının gönderilerek sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi gereğince hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, bunun gereklerini yerine getirmek için tebliğden itibaren 10 gün içerisinde Seydişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması gerektiği ve başvuracağı yerin adresinin bildirildiği,

ayrıca haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmaksızın belirtilen süre içerisinde başvurmadığı takdirde hakkındaki dosya kaydının kapatılacağı, dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği ve hakkında kamu davası açılabileceğinin ihtar edildiği, bu ihtarlı çağrının ise sanığın annesine 26/06/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, sanığın uyarılara rağmen 17/01/2017 tarihinde Sigara Alkol Madde Bağımlılığı Müdahale programına ve vaka sorumlusu görüşmesine katılmamak suretiyle yükümlülüklerine uymama konusunda ısrar etmesi üzerine,

kaydının kapatılarak dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilen ve buna aykırı hareketin sonuçları kendisine birden çok kez açıklanıp ihtar edilen şüphelinin, yükümlülüklerine uymamada ısrar etmiş olduğu gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek,

İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/05/2017 tarihli ve 2017/492 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüpheliye denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, çağrı yazısının şüphelinin bildirdiği adrese 23/06/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen çağrıya uymadığı, bunun üzerine ikinci kez davetiye gönderildiği, buna ilişkin davetnamenin şüpheliye 21/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

Şüphelinin bu ikinci çağrıya icabet ederek 25/07/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği ve burada Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin “Denetim planı” başlıklı 35. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “Haklarında; a) Tedavi ve denetimli serbestlik, ... kararı verilenler için denetim planı hazırlanmaz. Bu yükümlülere yükümlülükleri ile uyması gereken kuralları ve dikkat etmesi gereken hususları içeren bilgilendirme formu tebliğ edilir.

Bu form denetim planı yerine geçer.” şeklindeki düzenleme gereğince Yönetmeliğin 42. maddesinde düzenlenen “Yükümlülerin uyması gereken kurallar”ın yazılı olarak imzası karşılığında tebliğ edildiği ve müracaat etmesi gereken tarihlerin de kendisine bildirildiği, ayrıca kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının da ihtar edildiği,

Ancak yapılan bu uyarıya rağmen şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazı esnasında 17/01/2017 tarihli görüşmesine gelmemek suretiyle yükümlülüklerini ihlal ettiği, bunun üzerine tekrar herhangi bir uyarı yapılmadan hakkında kamu davası açıldığı,

Anlaşılmıştır.

Her ne kadar İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/04/2017 tarihli iddianamede, “şüphelinin 23/06/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen ilk başvuru davetiyesini tebliğ etmesine rağmen müdürlüğe başvurmamasının birinci ihlal, 17/01/2017 tarihli görüşmeye katılmamasının ikinci ihlal olduğu, bu şekilde TCK’nın 191/4-a maddesi gereğince yükümlülük ihlalinde ısrar ettiği” gerekçesi ile iddianame düzenlenmiş ise de,

05/03/2013 tarihli Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Yükümlülerin uyarılması” başlıklı 44. maddesinin 3. fıkrasında “Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır.

Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır.” şeklinde düzenleme bulunduğu, buna göre şüpheli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çağrıya uyup denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladıktan sonra 1 yıl içinde uyarıya rağmen yükümlülüklerini iki defa ihlal etmesi halinde “ısrar şartı”nın gerçekleşmiş olacağı,

somut olayda ise şüpheli denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladıktan sonra yalnızca 17/01/2017 tarihli görüşmeye katılmayarak yükümlülüklerini 1 kez ihlal ettiği ve bunun üzerine her hangi bir uyarı yapılmadan denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına son verilip iddianame düzenlendiği,

şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamadan önce 23/06/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen ilk başvuru davetiyesini tebliğ etmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması şeklinde gerçekleşen yükümlülük ihlali denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamadan önce gerçekleşmiş olduğu için, denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladıktan sonra yükümlülüklerine uymamakta ısrar edip etmediğinin belirlenmesinde dikkate alınamayacağı,

bu hali ile şüpheli denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladıktan sonra yalnızca 17/01/2017 tarihli görüşmeye katılmayarak yükümlülüklerini 1 kez ihlal ettiği ve bunun üzerine her hangi bir uyarı yapılmadan denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına son verilip iddianame düzenlendiğinden kullanmak için

uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleşmediği anlaşılmış olup, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesi yasaya uygun olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

D) Karar :

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/05/2017 tarihli ve 2017/492 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/3262, K. 2017/6805, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2017/3262
Karar No
2017/6805
Tarih
14 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3262 K.2017/27626
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3263 K.2017/27627
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3264 K.2017/27628
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/3264 K.2017/6228
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/3264 K.2017/16236
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3265 K.2017/27629

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.