İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5480 K.2019/4886

Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma B- ... hakkında 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2- Kamu malına zarar verme 3- 6136 sayılı Yasaya muhalefet Hükümler : A- ... hakkında mahkûmiyet B- ... hakkında 1- Kullanmak için…

Esas2017/5480Karar2019/4886Tarih8 Temmuz 2019Okuma7 dk · 1.438 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2017/5480 E., 2019/4886 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2019
Mahkeme
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
A- ... hakkında
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.438 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma B- ... hakkında 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2- Kamu malına zarar verme 3- 6136 sayılı Yasaya muhalefet Hükümler : A- ... hakkında mahkûmiyet B- ... hakkında 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet 2-Kamu malına zarar verme suçundan mahkûmiyet 3-6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Sanıklar ... ve ... hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi sanıklar lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından,sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden

önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;

a) Sanıklar bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ,

b) Sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan beraat kararı verilmiş ise, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları dikkate alınmaksızın, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanıklar hakkında,

6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,

Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Kabule göre, sanık ... hakkında adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191/5. maddesindeki koşullarının oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle,

B) Sanık ... hakkında “Kamu malına zarar verme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Araç ile seyir halinde iken şüphe üzerine polis ekipleri tarafından durdurulmak istenildiği sırada dur ihtarına uymayarak kolluk görevlilerinden kaçmaya çalışırken aracı ile iki polis aracına çarpan sanığın eyleminin aynı olayın devamı sırasında aynı zaman diliminde aynı katılan kuruma karşı işlenmesi nazara alındığında tek bir kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle fazla ceza tayini,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla,

C) Sanık ... hakkında “6136 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle 08/07/2019 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Her ne kadar Sayın çoğunluk kamu malına zarar verme suçu açısından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı gerekçesiyle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2014 tarih 2013/230 esas ve 2014/301 karar sayılı bu suçtan mahkûmiyete yönelik hükmünün bozulmasına karar vermiş ise de bu görüşe katılmamaktayım.

Zira; bir ceza genel hukuku kurumu ve suçun özel görünüm şekli olan zincirleme suç kavramı 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde tanımlandığı ancak madde metninde yer alan "Bir suç işleme kararı" ve "değişik zamanlarda" kavramlarının yoruma muhtaç olması nedeniyle, gerek ilk derece mahkemeleri arasında gerekse istinaf incelemesi yapan BAM ve temyiz incelemesi yapan Yargıtay'ımızın yüksek daireleri arasında bu konuda görüş ve uygulama farklılıkları olduğu görülmektedir.

Nitekim Yüksek Ceza Genel Kurulu da 08.06.2010 tarih 2010/11-98 esas 2010/143 sayılı kararında ".......... yasada aynı zaman ve değişik zaman kavramları konusunda açıklık bulunmadığından bu husus her somut olayın özelliği göz önüne alınarak değerlendirilmeli ......" şeklinde belirterek zincirleme suç hükmü uygulanırken örneğin "ani hareketli suçlara teşebbüs hükümleri uygulanmaz" kabulünde olduğu gibi suç tiplerine göre genel bir kabulün olamayacağı her olayın özelliğine göre bu hususun değerlendirilmesi gerektiği açıkça dile getirilmektedir.

Suç kastından daha geniş bir anlamı içeren suç işleme kararı, suç kastından daha önce gelen, genel bir karar ve niyeti ifade etmekte olup önce suç işleme kararı verilmekte daha sonra bu genel karar icrası kapsamında farklı zamanlarda herbiri kendine has kasıtlar içerisinde ayrı suçlar işlenmekte olup, herbiri birbirinden bağımsız suçlar aynı karar kapsamında ortak bir zemin oluşturarak zincirleme suçu oluşturmaktadır.

Suç işleme kararının yenilenip yenilenmediği dolayısıyla birden çok suçun aynı suç işleme kararına dayanıp dayanmadığı suçlar arasındaki süre ile ilgili olmakla birlikte çeşitli suçlar arasında az ya da çok zaman aralığının bulunması bu suçların aynı suç işleme kararı etkisi altında işlendiği ya da işlenmediği anlamına gelmemekte, Yüksek Ceza Genel Kurulu kararında da olduğu üzere her olayın kendi içerisinde diğer şartlarla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Somut olaya gelince sanık tarafından gerçekleştirilen eylem için her ne kadar sayın çoğunluk "aynı olayın devamı sırasında" nitelendirmesi yapmakta ise de bu nitelendirmenin az ya da çok bir zamanı kapsayacağı ve bu süre içerisinde birden çok suçun işlenmesinin mümkün olduğu söz gelimi kavga olayında yaralama hakaret ve tehdit suçları birlikte işlenebileceği gibi aynı kavga olayında zincirleme tehdit ve hakaret suçlarının da işlenebilecek olması nedeniyle aynı olayın devamı nitelendirmesinin zincirleme suç oluşmasına engel olmadığı gibi yine aynı katılana yönelik işlenen suçunda yasal tanımda da olduğu üzere zincirleme suç hükümlerinin

uygulanmasına engel olmadığı şartları var ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği tartışmasızdır.

Aynı zaman diliminde gerçekleşmesi hususunda (yasal tanımdaki değişik zamanlar ifadesi) ise olay günü seyir halinde iken şüphe üzerine kolluk tarafından durdurulmak istenen sanığın dur ihtarına uymayarak kendisini durdurmaya çalışan emniyet görevlilerinin aracına çarparak olay yerinden kaçtığı, görevlilerce şahsın yakalanması için yapılan takip sırasında sanığın bir önceki çarparak kamu malına zarar verme eyleminden bir süre sonra başka bir emniyet aracına çarparak kamu malına zarar verdiği anlaşılmaktadır.

Her iki araca zaman aralığıyla çarpma eyleminin aynı anda gerçekleşmemiş olması kamu malına zarar verme suçlarının temadi eden suçlardan olmaması olay tutanağından anlaşıldığı üzere tam olarak tespit edilemeyen zaman aralığında yani değişik zaman aralığında birinin tamamlanmasından sonra diğerinin işlenmesi şeklinde gerçekleşmiş olması nedeniyle ortada emniyet görevlilerinden kaçabilmek için kamu malına zarar verme kararı kapsamında gerçekleşmiş iki ayrı kamu malına zarar verme eyleminin bulunduğu her iki zarar verme eyleminin kendi içinde suçun unsurları olan hareket (fiil), hukuka aykırılık,

illiyet bağı ve netice hususlarını kapsadığı herbirinin esasen ayrı ayrı kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu ancak TCK'nın 43. maddesi gereğince eylemin teselsül ettiği dosyasıyla 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde tanımı yapılan zincirleme suç hükümleri çerçevesinde mahkemece yapılan uygulamanın doğru olduğu aksine düşüncenin zincirleme suç tanımına uygun olmayacağı gibi somut olayda olduğu gibi takip sırasında az da olsa zaman aralığıyla birden çok kamu malına zarar veren failin eylemi ile bir araca çarptıktan sonra pişman olup eyleme son veren failin eylemlerinin aynı kapsamda tek bir suç olarak değerlendirilmenin suç ve cezada

ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle de bağdaşmayacağı kanaatiyle Sayın çoğunluğun zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekliliğine yönelik bozmaya dair görüşüne katılmamaktayım. 08/07/2019

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/5480, K. 2019/4886, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2017/5480
Karar No
2019/4886
Tarih
8 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/5480 K.2019/3979
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5481 K.2019/4539
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5482 K.2019/4889
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5483 K.2019/4532
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5484 K.2019/4540
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/5485 K.2019/4537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.