KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2017/6796 E., 2021/9064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Mahkeme
- ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması; değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Beraat; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
A-Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraza tabi olup, temyizi mümkün olmadığı ve kararın itiraz mercii tarafından incelendiği anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyiz istemlerinde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasının yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin REDDİNE,
C-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında. “Ev/İşyeri Arama Yakalama Ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı” içeriğine göre sanıklar ... ve ...’a ait işyerinin arama sırasında boş durumda ve tadilat halinde olduğunun belirtilmesi, sanık ... hakkında, iletişim tespiti tutanaklarının içerikleri, tanık beyanları,
fiziki takip tutanaklarının içerikleri ve sanık ... hakkındaki deliller göz önüne alındığında işyerinde ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık ...’a ait olduğunun anlaşılması karşısında söz konusu işyerinin kime ait olduğunun tespit edilmesine ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin ve sanık ... ile sanık ...’nın haklarında aynı eylemden dolayı haklarında açılan davada her iki sanığın aynı müdafii tarafından temsil edilmesinde savunmada zafiyet yaratabilecek menfaat çatışması bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu yönlerde bozma düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 188/3. maddesi ile belirlenen "5 yıl hapis cezası" üzerinden TCK'nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılırken cezaların "6 yıl 3 ay hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "6 yıl 3 ay 6 gün hapis cezası" olarak fazla belirlendiği ancak belirlenen bu cezalar üzerinden TCK'nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında ve TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezaların "3 yıl 5 ay 20 gün" olarak doğru belirlendiği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ... hakkında “Ev/İşyeri Arama Yakalama Ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı” içeriğine göre Sanıklar ... ve ...’a ait iş yerinin arama sırasında boş durumda ve tadilat halinde olduğunun belirtilmesi, sanık ... hakkındaki iletişim tespiti tutanaklarının içerikleri, tanık beyanları,
fiziki takip tutanaklarının içerikleri ve sanık ... hakkındaki deliller göz önüne alındığında iş yerinde ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık ...’a ait olduğu ve bu haliyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin şartları oluşmadığının anlaşılması karşısında söz konusu işyerinin kime ait olduğunun tespit edilmesine ve sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin ve sanık ... ile sanık ...’nın haklarında aynı eylemden dolayı haklarında açılan davada her iki sanığın aynı müdafii tarafından temsil edilmesinde savunmada zafiyet yaratabilecek menfaat çatışması bulunmadığının anlaşılması karşısında,
tebliğnamedeki bu yönlerde bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/6796, K. 2021/9064, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama