İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/7860 K.2018/1341

Adalet Bakanlığı'nın, 28/11/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233…

Esas2017/7860Karar2018/1341Tarih8 Şubat 2018Okuma4 dk · 861 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2017/7860 E., 2018/1341 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

861 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 28/11/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12/12/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- 21/10/2012 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli ve 2013/481 esas, 2013/777 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,

2- Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek, İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararı ile sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemesince sanık hakkında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği ve sanığın savunmasının alınmasının sonuca etkili olmayacağı gerekçeleriyle, sanığın savunmasının alınması yönündeki ara karardan dönülerek mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa,

sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklindeki 193/2. maddesi ile “(1)Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.

Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki 195/1. maddesinde belirtilen ayrık durumların somut dava dosyasında gerçekleşmediği ve usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının mahkemesine bildirilmesi üzerine, mahkemece aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca yargılamaya devam edildiği, ancak “sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği ve bu nedenle sanığın savunmasının alınmasının sonuca etkili olmayacağı” gerekçeleriyle, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de,

Öncelikle, mahkemece sanık hakkında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin görüşe gerekçe olarak gösterilen 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemenin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı,

zira sanık hakkında daha önce İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ancak sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığı, bu durumda sanık hakkında 6545 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal imkan bulunmadığı,

her ne kadar mahkemece “sanık hakkında verilen ilk tedavi ve denetimli serbestlik kararına ilişkin yargılama esnasında sanığın savunmasının alınmadığı için bu kararın yok hükmünde olduğu ve bu nedenle sanık hakkında daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış sayılacağı” gerekçesine dayanılmış ise de, mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın her hangi bir yasa yolu incelemesinden geçmeden mahkemenin kendisi tarafından yok sayılamayacağı, tedavi ve denetimli serbestlik kararının usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği ve herhangi bir kanun yolu başvurusu olmaksızın kesinleştiği,

Bu açıklamalar ışığında, somut olayda 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte sanık hakkında uygulanması gereken kanun maddesinin 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası olduğu, bu fıkrada yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında yargılamaya devam edilmesi,

ancak CMK’nın 147-191 maddeleri uyarınca sorgusu yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, esaslı bir usul hatası yapılarak sanığın hiç bir aşamada savunması alınmadan mahkumiyetine ve 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle ve değişik gerekçe ile yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar : Açıklanan nedenlere göre, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/02/2015 tarihli ve 2014/778 esas, 2015/233 sayılı sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2017/7860, K. 2018/1341, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2017/7860
Karar No
2018/1341
Tarih
8 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/7861 K.2018/2643
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/7863 K.2018/896
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/7864 K.2018/1855
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/7865 K.2018/3832
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/7866 K.2018/3833
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/7866 K.2018/3122

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.