İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/2732 K.2018/5715

Adalet Bakanlığı'nın, 08/05/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin…

Esas2018/2732Karar2018/5715Tarih12 Temmuz 2018Okuma6 dk · 1.201 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2018/2732 E., 2018/5715 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Temmuz 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.201 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 08/05/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ve 2016/1393 esas, 2017/345 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15/05/2018 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli hakkında, 28/09/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; ayrıca yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edildiği,

2- Şüpheliye tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, bu davetiyenin şüphelinin soruşturma aşamasında bildirdiği bilinen son adresi ve aynı zamanda mernis adresi olan adreste tebliğ edildiği,

3- Şüphelinin 04/04/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edilerek tedavisi için sağlık kuruluşuna sevk edildiği ve tedavisinin bitiminden itibaren 10 gün içinde tekrar kuruma müracaat etmesi gerektiğinin de ihtar edildiği,

4- Ancak 20/05/2016 tarihinde tedavisi tamamlanmasına rağmen şüphelinin 10 gün geçtikten sonra 24/06/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği, burada denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerinin ve görüşme tarihlerinin kendisine tebliğ edildiği, ayrıca tedavisi tamamlandıktan sonra kendisine bildirilen süre içinde müracaat etmeyerek yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeni ile “ikinci bir ihlal durumunda ısrar şartının gerçekleşmiş kabul edilerek dosyasının kapatılacağı” uyarısını içeren uyarı müzekkeresinin bizzat kendisine elden tebliğ edildiği, 13/07/2016 tarihinde de posta yolu ile yine bizzat kendisine tebliğ edildiği,

5- Bu uyarıya rağmen şüphelinin 15/07/2016 ve 05/08/2016 tarihlerinde bireysel görüşmelerine gelmemesi üzerine TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca “...kendisine yüklenen yükümlülüklere ... uygun davranmamakta ısrar ettiği...” gerekçesiyle kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı,

6- Yapılan yargılama sonucunda Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ve 2016/1393 esas, 2017/345 sayılı kararı ile "sanığa denetimli serbestlik sırasında bir kez tebligat gönderildiği, ... ısrar etmiş sayılabilmesi için ikinci kez tebligat yapılması gerektiği" gerekçesiyle, “hüküm kurulmasına yer olmadığına” ve “Denetimli serbestlik dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Savcısı tarafından beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet savcısının, bu durumda şüpheliyi,

erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyaracağı, kişinin, erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacağının hükme bağlandığı,

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için, şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, şüphelinin fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve şüphelinin usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği dikkate alındığında;

somut olayda, hükümlüye denetimli serbestlik kararının yerine getirilmesi için 10 gün içerisinde başvurması konusunda Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10/02/2016 tarihli ve 2016/556 DS sayılı yazısının mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği,

hükümlünün süresinde müracaat etmemesi üzerine aynı şekilde 10 gün içinde başvurması gerektiği ve bu defa başvurmadığı takdirde ertelenmiş bulunan kamu davasının açılacağına dair anılan Müdürlüğün 14/03/2016 tarihli ve 2016/556 DS sayılı yazısının da 21/03/2016 tarihinde şüphelinin mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve böylece 2 kez tebliğ şartının, dolayısı ile ısrar şartının esasen bu aşamada gerçekleştiği,

ancak bu duruma rağmen Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu'nun 16/06/2016 tarihli ve 2016/556 DS sayılı kararı ile yükümlünün uyarılmasına karar verildiği ve bu kararın da 13/07/2016 tarihinde bizzat muhatabın kendisine tebliğ edildiği, bu duruma karşın şüphelinin halen yükümlülüklerine uymaması üzerine de anılan Komisyonun 21/07/2016 tarihli ve 2016/556 DS sayılı kararı ile denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verilerek,

kararın 05/08/2016 tarihinde şüpheli ile aynı konutta kalan yeğenine tebliğ edildiği ve şikayet edilmeksizin kesinleştiği ve açıklandığı üzere sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gözetilmeksizin, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ve 2016/1393 esas, 2017/345 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi: TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüpheliye tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, şüphelinin 04/04/2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği,

Bu şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat eden şüpheliye, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin “Denetim planı” başlıklı 35. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “Haklarında; a) Tedavi ve denetimli serbestlik, ... kararı verilenler için denetim planı hazırlanmaz. Bu yükümlülere yükümlülükleri ile uyması gereken kuralları ve dikkat etmesi gereken hususları içeren bilgilendirme formu tebliğ edilir.

Bu form denetim planı yerine geçer.” şeklindeki düzenleme gereğince Yönetmeliğin 42. maddesinde düzenlenen “Yükümlülerin uyması gereken kurallar”ın yazılı olarak imzası karşılığında tebliğ edildiği ve bu kapsamda öncelikle hakkında tedavi tedbirinin uygulanacağının ve sevk edildiği hastanenin tedavi programına uyması, tedavisi bittikten sonra da 10 gün içinde tekrar kuruma müracaat etmesi gerektiğinin bildirildiği, ayrıca yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının da ihtar edildiği, dolayısı ile birinci uyarının doğrudan ilgili müdürlükce yapılmış olduğu,

Ancak bu ihtar ve uyarıya rağmen şüphelinin 20/05/2016 tarihinde tedavisinin bitimini müteakip 10 gün geçtikten sonra 24/06/2016 tarihinde kuruma geç müracaat ederek yükümlülüklerini birinci kez ihlal etmesi üzerine, yine yazılı olarak uyarılmasına karar verildiği ve “ikinci bir ihlal durumunda ısrar şartının gerçekleşmiş kabul edilerek dosyasının kapatılacağı” uyarısını içeren uyarı müzekkeresinin bizzat kendisine elden tebliğ edildiği, 13/07/2016 tarihinde de posta yolu ile yine bizzat kendisine tebliğ edildiği,

Bu uyarıya rağmen şüphelinin 15/07/2016 ve 05/08/2016 tarihlerinde bireysel görüşmelerine gelmeyerek, ikinci kez yükümlülüklerini ihlal ettiği,

Anlaşılmıştır.

Bu hali ile 2 kez uyarılmasına rağmen 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görüldüğünden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu" gerçekleşmiştir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, CMK'nın 223. maddesinde hüküm ve karar türleri arasında sayılmayan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

D) Karar:

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlere göre; Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ve 2016/1393 esas, 2017/345 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 12.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2732, K. 2018/5715, 12 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2732
Karar No
2018/5715
Tarih
12 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2733 K.2018/5366
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/2733 K.2018/8079
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2734 K.2018/5099
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/2734 K.2018/8805
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/2734 K.2018/8078
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2735 K.2018/5289

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.