İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/3568 K.2018/6377

Adalet Bakanlığı'nın, 07/06/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'ın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/09/2012 tarihli ve 2012/287 esas, 2012/1160 sayılı kararının kanun yararına…

Esas2018/3568Karar2018/6377Tarih24 Eylül 2018Okuma4 dk · 775 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2018/3568 E., 2018/6377 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

775 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, 07/06/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'ın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/09/2012 tarihli ve 2012/287 esas, 2012/1160 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12/06/2018 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli hakkında, 12/02/2008 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 17/07/2008 tarihli ve 2008/1175 esas, 2008/1222 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

2- Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlaması için sanığa çağrı kağıdı gönderildiği, ancak sanığın mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligata rağmen sanığın kuruma müracaat etmemesi üzerine aynı adrese bu kez Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yeniden çağrı kağıdı tebliğ edildiği,

3- Ancak sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı gerekçesi ile yargılamaya devam edilerek İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 28/09/2012 tarihli ve 2012/287 esas, 2012/1160 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 50/1-a. maddeleri uyarınca 7.300 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,

bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar edeceği nazara alındığında, somut olayda Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı kağıdının 21/10/2011 tarihinde usulü ile tebliğ edildiği,

sanığın 10 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmaması üzerine 14/11/2011 tarihli çağrı yazısının da sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 24/11/2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de;

Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 35/2. maddesinde yer alan “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır”, 10/1-2. madde ve fıkralarında yer alan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve 21/2. madde ve fıkrasında yer alan "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,

o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, 7201 sayılı Kanun'un 10/2 ve 21/2. maddeleri hükümleri çerçevesinde tebliğ işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekirken, anılan Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı, bu nedenle mahkemesince tebligatın geçersiz sayılması durumunda ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle gerekli işlemlerin yapılabilmesi için 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek,

İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/09/2012 tarihli ve 2012/287 esas, 2012/1160 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık hakkında 17/07/2008 tarihli karar ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak sanığın yükümlülüklerini ihlal ettiği yönünde bildirimde bulunulması üzerine karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

mahkemece hüküm kurulurken sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranmasına ilişkin olarak delil değerlendirilmesi yapılarak sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığı sonuç ve kanaatine ulaşılıp yargılamaya devam edildiği ve eylem sabit görülerek mahkûmiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemenin takdiri ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin hususların ancak olağan kanun yolları ile incelenmesi mümkün olup, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna konu olamayacağından, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; sanığın mahkûmiyetine dair İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/09/2012 tarihli ve 2012/287 esas, 2012/1160 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/3568, K. 2018/6377, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3568
Karar No
2018/6377
Tarih
24 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/3568 K.2018/8973
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/3568 K.2018/5115
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/3569 K.2018/11905
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/3569 K.2018/9265
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/3569 K.2018/10249
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/3569 K.2018/8865

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.