İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1274 K.2019/3657

Adalet Bakanlığının, 19/03/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine dair Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/263 sayılı kararına…

Esas2019/1274Karar2019/3657Tarih10 Haziran 2019Okuma6 dk · 1.143 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2019/1274 E., 2019/3657 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.143 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, 19/03/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında düzenlenen iddianamenin iadesine dair Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/263 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/752 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/04/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli hakkında, 19/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmek üzere gönderildiği, ancak adresinin tebliğe elverişli olmaması nedeniyle tebliğ edilemediği,

2- Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, tedbirin infazına başlaması için şüpheliye gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin, soruşturma aşamasında bildirdiği son adresinin tebliğe elverişli olmaması ve MERNİS adresi de bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca bilinen son adresine tebliğ edildiği,

Ancak şüphelinin kuruma müracaat etmemesi üzerine, başkaca adresi bulunmayan şüphelinin aynı adresine Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca ikinci kez uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğ edildiği, bu tebliğe rağmen de kuruma müracaat etmemesi üzerine yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kaldırılarak 03/05/2018 tarihinde iddianame düzenlendiği,

3- Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/263 sayılı kararıyla "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı şüpheliye tebliğ edilmediği, bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediği" gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği,

4- Cumhuriyet savcısının 17/05/2018 tarihinde bu karara itiraz etmesi üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/752 değişik iş sayılı kararıyla "Cumhuriyet savcısının itiraz gerekçelerinin, Mahkemenin iade gerekçesine göre daha yerinde olduğu" gerekçesiyle itirazın kabulüne ve iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,

Somut olayda, sanık hakkında, Gölbaşı(Ankara) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/04/2017 tarihli ve 2017/414 soruşturma, 2017/8 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüphelinin kararda belirtilen adresine tebliğe çıkarıldığı ancak muhatabın adresi değiştiğinden bahisle iade edildiği, başka da herhangi bir tebliğ işlemi yapılmaksızın, sonrasında ...

Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik tedbirinin infazı için şüpheliye gönderilen çağrı kağıdının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğine rağmen 10 günlük süre içerisinde şüphelinin müracaat etmemesi ve nedeniyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı anlaşılmış ise de,

5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır" hükmüne yer verildiği, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın bilinen en son adresine anılan Kanun'un 10. maddesine göre, bunun mümkün olmaması halinde aynı Kanun'un 21. maddesine göre tebligatın yapılması gerektiği cihetle, sanığa erteleme kararı usulüne uygun tebliğ edilmeden denetimli serbestlik kararının infazı için gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı gözetilmeden iddianame düzenlendiği,

iddianamenin iadesi kararının yerinde olduğu cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/752 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklinde düzenleme yer aldığı,

Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendinde, ise "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verildiği,

Öte yandan, şüpheliye yükümlülük getiren tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini içermesi nedeniyle, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının, CMK'nın 171. maddesinde yer alan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararından farklı olduğu,

bu nedenle adil yargılama ilkesi ve suçsuzluk karinesi gereğince, CMK'nın 171. ve 173. maddelerinde suçtan zarar gören için tanınan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz" hakkıyla ilgili hükümlerin, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı "şüpheli" için de kıyas yolu ile uygulanmasının gerektiği ve bu kapsamda verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin karara, şüphelinin itiraz hakkının bulunması nedeniyle erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği,

Bununla birlikte usulüne uygun bir tebliğ olmasa dahi, şüpheli haricen veya 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesinde belirtildiği üzere usulsüz tebliğ sonucu kararı öğrenip Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bizzat müracaat ederek hakkındaki karar ile ilgili infaza başlamış ve Tebligat Kanununun 32/2. maddesindeki usule göre itiraz hakkını kullanmamış ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlanmış olmasının, 4. fıkrada belirtilen yargılama şartının gerçekleşmesine bir etkisi olmayacağı,

Somut olayda ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilemediği gibi, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheliye gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyelerinin de tebliğe elverişli adres bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve şüphelinin de hakkındaki karar ile ilgili bizzat müracarat ederek infaza hiç başlamadığı için usulsüz tebligat sonucu da olsa erteleme kararından ve hakkındaki tedbirden haberdar olduğu iddia edilemeyeceğinden, kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurma suçu bakımından "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulunun" gerçekleşmediği dikkate alınarak,

iddianamenin iadesine karar verilmesi yasaya uygun olup, bu karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2018 tarihli ve 2018/752 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/1274, K. 2019/3657, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2019/1274
Karar No
2019/3657
Tarih
10 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/1274 K.2019/4239
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/1274 K.2019/11327
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/1274 K.2019/7512
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1275 K.2019/3658
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/1275 K.2019/32805
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/1275 K.2019/14360

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.