KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2019/2486 E., 2025/1564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/441 E., 2015/2 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının alındığı 07.01.2015
tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Dosya kapsamına ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 03.05.2014 tarihli eylem nedeniyle 28.11.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/266 Esas sayılı dosyası ile davanın derdest olduğu; temyize konu dosya yönünden ise sanık hakkında, 16.05.2014 tarihli eylemi nedeni ile “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan, 25.09.2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, suç tarihleri dikkate alınarak.
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/266 Esas sayılı dosyası derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; kesinleşmiş ise temyize konu dosya içine konup incelenmeleri, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, ayrı ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/2486, K. 2025/1564, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama