KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2019/3016 E., 2019/7420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Mahkeme
- KIRŞEHİR 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık hakkında, suça konu 09.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle, ilk olarak 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 26.12.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, kararın infaz için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 06.01.2015 tarihli uyarılı ilk çağrı yazısının 15.01.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın kuruma başvuruda bulunmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak, açılan kamu davası üzerine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu görülmüş ise de;
a) 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan şüphelinin, aynı Kanunun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,
bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde, şüpheli hakkında kamu davasının açılması gerektiğinden; inceleme konusu olayda ikinci uyarı yapılmadığı için kamu davasını açma koşulları oluşmadan dava açılmış olduğu,
b) 7021 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapılacak tebliğlerde Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesinin (a) bendinde belirtilen “Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları” halinin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memurunun, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgilere göre, 09.10.2014 tarihli eylem nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşıldığından; tebligatın usulsüz olması yanında tebliğ edilen kararda, sanığa bu erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi de usulsüzdür.
Bu durumda karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez.
Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, yükümlülüklere uymama eylemini, 26.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirmesi nedeniyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/3016, K. 2019/7420, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama