KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2019/4573 E., 2020/4231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Mahkeme
- OSMANELİ Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununun MERNİS adreste muhatabın adresten taşındığı belirtilerek muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında Osmaneli Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2012 tarihli, 2013/37 esas,
2013/133 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiğinin dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün kesinleşmemiş olduğu ve sanığın temyiz talebinin tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/4573, K. 2020/4231, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama