KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/11993 E., 2022/11990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2022
- Mahkeme
- İSKENDERUN 6. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
mercii tarafından tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin,
sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yokluğunda mahkûmiyet ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının sanığın 26/04/2013 tarihli talimat duruşmasında bildirdiği “Fındıklı mahallesi Limon sokak no:15 k:2 Maltepe/İstanbul” adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresi olan “... mahallesi ... sokak no:51 iç kapı no:2 .../İstanbul” adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı,
sanığın temyiz dilekçesinin 14/01/2014 tarihli mahkûmiyet ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edildiğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/11993, K. 2022/11990, 21 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama