KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/13529 E., 2020/7843 K.
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- İtiraz Eden
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
- İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2016 tarih, 2016/67 esas ve 2016/201 sayılı kararı
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2016 tarih, 2016/67 esas ve 2016/201 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. Hüküm sanık müdafii tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 25/02/2020 tarih, 2018/1883 esas ve 2020/1100 sayılı kararı ile süre yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ
İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; Sanık ... müdafiinin 30.06.2016 tarihinde yaptığı temyiz talebinin, yasal bir haftalık süre içerisinde bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30/06/2016 tarih, 2016/67 esas ve 2016/201 karar sayılı incelemeye konu hükmü, sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilmiş olup, sanık müdafiine 30/06/2016 tarihinde tefhim edilmiştir.
UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Sanık ... müdafiinin yüze karşı kurulan hükme karşı, sanık müdafiinin 30.06.2016 tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu, dilekçesinin 11.07.2016 tarihinde havale edildiği ifade edilmiş ise de, evrak işlem kütüğünde; sanık müdafiinin 30.06.2016 tarihli süre tutum temyiz dilekçesiyle hükmü temyiz ettiği gün olan 30.06.2016 tarihinde oluşturulan evrakın aynı tarihte havale işleminin yapılmış olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Belirtilen nedenlerle Yüksek Daire’nin, anılan kararına karşı yasal süresi içerisinde yapılan temyiz isteği üzerine; Yerel Mahkeme kararının esastan incelemesi yerine, temyiz dilekçesindeki mahkeme hakiminin havale tarihinin temyize kayıt tarihi olarak esas alınmak suretiyle temyiz isteğinin reddi kararının isabetli olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle sanık hakkındaki Dairenizin anılan kararına itiraz edilmiştir.
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden sanık hakkındaki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2-Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 25/02/2020 tarih, 2018/1883 esas ve 2020/1100 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
1-) Kolluk aşamasında savunmaları alınan sanık ... ve ...’in başka müdafiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek her iki sanığın da barodan atanan aynı müdafi ile savunmalarının alınması karşısında CMK'nın 152. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/b. maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-) Sanığın aşamalarda suçlamayı ve olay tutanağı içeriğini kabul etmemesi ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen ...’un kollukça soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan beyanından dönmüş olması karşısında, olay tutanağını düzenleyen ve görgüye dayalı bilgisi bulunan tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3-) Sanığın yakalandığı yerin olay tutanağı uyarınca akıllı telefon ile yapılan ölçüme göre ... Ana Süryani Kilisesi’ne 109 metre mesafe içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlendiği yerin ibadethane sınırına mutad ulaşım yolları (yaya ya da araçla) ile mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının (başkasının arazisine girmeme veya yol olmayan bölümden gitmeme şartıyla) kesin olarak belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
5-) TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
6-) 15/03/2016 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce düzenlenen ekspertiz raporunda, suça konu uyuşturucu maddenin tamamının deneylerde kullanıldığı ve iade edilmediğinin belirtilmesine karşın, uyuşturucu madde incelemesinden arta kalan numunelerin müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından TCK'nın 58. maddesinin uygulanması yönünden CMUK'nun 307/4. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/13529, K. 2020/7843, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama