KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/14666 E., 2021/14298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2021
- Mahkeme
- İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- a)Mahkûmiyet; Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli, 2019/76 esas ve 2019/313 sayılı kararı
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
b)İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık ve müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına yönelik isteklerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmiştir.
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 13/12/2018 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 13/12/2018 tarihli eylemi sabit ise de, 27/11/2018 tarihinde temyiz dışı diğer sanık ...'ın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin, ...'ın sonradan döndüğü soyut beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden; 27/11/2018 tarihli eylemi de sabit görülerek, sanık hakkında temel hapis cezasının TCK'nın 188/3-son cümlesi gereğince 15 yıl olarak belirlenmesi ve şartları bulunmamasına rağmen TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2)TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3)Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/14666, K. 2021/14298, 23 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama