İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17040 K.2022/7185

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından sanık ... hakkındaki Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve…

Esas2020/17040Karar2022/7185Tarih2 Haziran 2022Okuma9 dk · 1.842 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/17040 E., 2022/7185 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Haziran 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.842 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından sanık ... hakkındaki Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyaların Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosyalar incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Sanık ... hakkında, 08/11/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 tarihli ve 2013/78607 soruşturma, 2013/21561 esas, 2013/10383 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bursa 8. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

a-) Bursa (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2014/16 esas 2014/300 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun TCK’nın 191/2. maddesi gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği ve infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

b-) Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin bildirilmesi üzerine Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2014 tarihli ve 2014/478 esas 2014/122 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/11/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

c-) Sanığın denetim süresi içerisinde 25/02/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine;

Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile; hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 28/06/2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

d-) Sanığın denetim süresi içerisinde 04/07/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine,

Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı ek kararı ile; erteli 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,

2- Sanık ... hakkında, 11/11/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2013 tarihli ve 2013/78583 soruşturma, 2013/21571 esas 2013/10392

sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

a-) Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/1170 esas 2014/748 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği ve infazı için 23/07/2014 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

b-) Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin bildirilmesi üzerine Bursa 20.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un TCK’nın 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 1 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/06/2016 karar tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

c-) Sanığın denetim süresi içerisinde 04/07/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine,

Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı ek kararı ile; erteli 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbarnamede;

“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bursa (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2014/16 esas 2014/300 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

5728 sayılı Kanun'la değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2014 tarihli ve 2014/478 esas 2014/122 sayılı kararının itiraz edilmeden 13/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 25/02/2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile aynı suçtan adı geçen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/1170 esas 2014/748 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama neticesinde,

5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.

Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2016/177 esas, 2016/274 sayılı ek kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı ek kararının, asıl kararların kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;

Dosyalar kapsamına göre;

1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/11/2014 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2015 tarihli ve 2015/514 esas 2015/922 karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 25/02/2015 olduğu dikkate alındığında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde açıklandıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesinde,

2) Bursa (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2014/16 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08/11/2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 16/12/2013 olduğu, Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/1170 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 11/11/2013, iddianame düzenleme tarihinin 13/12/2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,

dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ... hakkında, 08/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2014/16 esas 2014/300 sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

kararın kesinleşmesini takiben, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2014 tarihli ve 2014/478 esas, 2014/122 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5728 sayılı Kanun'la değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 13/11/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra,

sanığın denetim süresi içerisinde 25/02/2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas, 2016/274 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği,

Yine sanık hakkında, 11/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/1170 esas, 2014/748 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas, 2016/390 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası

ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı ek kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2019 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı ek kararının, asıl kararların kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun sayılacağı gözetilerek yapılan incelemede;

1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki hüküm karşısında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/11/2014 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2015 tarihli ve 2015/514 esas 2015/922 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25/02/2015 olduğu dikkate alındığında,

denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm açıklandıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı kanuna aykırıdır.

2) Bursa (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli ve 2014/16 esas, 2014/300 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08/11/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 16/12/2013 olduğu, Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/1170 esas, 2014/748 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 11/11/2013, iddianame düzenleme tarihinin 13/12/2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği, sanığın 08/11/2013 ve 11/11/2013 tarihli eylemleri arasında hukuki kesinti bulunmadığı,

her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nev’iden olduğu ve zaman aralığı itibariyle birbirine yakın tarihlerde işlenmiş olmaları dikkate alınarak, eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı mahkemelere kamu davası açılması üzerine,

Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesi ve Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D-) Karar :

Açıklanan nedenlerle. Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği ve bu suçların "zincirleme suç oluşturduğu" anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden.

Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2016 tarihli ve 2016/177 esas 2016/274 sayılı kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2016/263 esas 2016/390 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17040, K. 2022/7185, 2 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/17040
Karar No
2022/7185
Tarih
2 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17041 K.2022/7186
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17042 K.2022/7187
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17043 K.2022/7188
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17044 K.2022/7189
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/17044 K.2022/9328
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17045 K.2022/7190

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.