KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/17475 E., 2022/13352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2022
- Mahkeme
- KARAMÜRSEL Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
mercii tarafından tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin;
Sanığın yokluğunda verilen Karamürsel Sulh Ceza Mahkemesinin 27/12/2010 tarih, 2010/350 esas ve 2010/506 sayılı kararının, sanığın bilinen son adresine gönderildiği ve tebligatın tanınmadığından bahisle merciine iade edildiği, sanığın MERNİS adresine yeni bir tebligat çıkarılmadığı, söz konusu kararın önceki tebligatın iade edildiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 14.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın da usulsüz olarak kesinleştirildiği anlaşıldığından; kesinleşmeyen karara ilişkin verilen sonraki karar ve işlemlerin hukuken geçersiz olduğu; sanığın 20.04.2016 tarihli temyiz isteminin 27/12/2010 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17475, K. 2022/13352, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama