KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/20435 E., 2023/9906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
2.911 kelime·15 dk okuma·8 bölüm
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305
inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2011 tarihli iddianamesi ile, sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 58 inci maddeler uyarınca iki kez, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık ...'nun 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Nizip (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.12.2011 tarihli ve 2011/478 Esas, 2011/1049 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlerin 06.04.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanıkların tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
b. Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
c. Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
d. Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
B. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, üzerinde madde bulunmadığına, yerde bulunan sigara izmaritinden dolayı suçlu bulunduğuna, eksik inceleme yapıldığına, beraatine karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir.
C. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur olduğuna, denetim tebligatından haberi olmadığına, tebliği okuma yazması olmayan annesinin aldığına, kendisine vermediğine, kusuru bulunmadığına, artık uyuşturucu kullanmadığına, beraatine karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir.
D. Sanık ...'nun temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Sanıkların, üzerlerinde uyuşturucu madde yakalandığı ve ikrarları ile de kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işledikleri sabit olduğundan, sanıklar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, denetimli serbestlik dosyası incelendiğinde, sanıkların tedavi denetimli programına uymayarak yükümlülüğünü geçerli bir mazereti olmaksızın ihlal ettiği, böylelikle tedavi denetimli serbestlik tedbirine uymadıkları gerekçesiyle sanıklar hakkında atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanığın yokluğunda tensiben verilen 28.12.2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin gerekçeli kararın, sanığın bildirdiği adresinden iade edilmesi üzerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü maddeleri uyarınca aynı adrese 24.02.2012 tarihinde tebliğ yapıldığı ancak, aynı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.
Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” hükmü gereği, dosya kapsamında sanığa veya bahse konu adresine 7201 sayılı Kanun'un gösterdiği usullere göre daha önceki aşamalarda hiçbir tebligatın yapılmadığı dolayısıyla 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanabilmesi için aranan koşulların oluşmadığı ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri karar tebliğinin usulsüz olduğu, kararın kesinleşmediği,
buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin Nizip (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.12.2011 tarihli ve 2011/478 Esas, 2011/1049 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün
Gerekçe bölümünde (A) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün
Gerekçe bölümünde (B) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin;
Gerekçe bölümünde (C) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/76 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20435, K. 2023/9906, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama