KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/20460 E., 2025/4893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/393 E., 2016/175 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- 1- Mahkûmiyet (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
2- Beraat (sanıklar ..., ... ve ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ
1. Onama (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) 2. Bozma (sanık ... hakkında)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 27.11.2017 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
1. Gerekçeli kararda, suç tarihinin sanıklar ... ve ... yönünden "09.03.2014" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın yazılı şekilde belirtilmesi,
2. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'ın mahkeme aşamasında ifadesine başvurulamayıp yalnızca kolluk aşamasında ifadesinin alındığı ve o ifadesinde de sanık ...'u değil, hakkında beraat kararı verilen sanık ...'ı suçlayıcı mahiyette beyanı ve teşhisi bulunduğu, sadece fiziki takip sonucu sanık ...'un tanık ...'a gazete kağıdına sarılı birşey verdiğinin tespit edildiği, ancak sanığın üzerine atılı suçu inkarı karşısında, Mahkemece fiziki takibi gerçekleştiren 09.03.2014 tarihli olay-fiziki takip-yakalama ve el koyma tutanağı içeriği düzenleyen kolluk görevlileri ile tanık ... tanık olarak dinlenilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanık ...'un durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli kararda, suç tarihinin sanık ... yönünden "14.03.2014" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın yazılı şekilde belirtilmesi,
2. Kollukça tanzim edilen fezleke ve iddianame içeriğinde yer alan 14.03.2014 tarihli eyleme ilişkin fiziki takip tutanağının aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan sağlayacak biçimde dosya içinde bulundurulmaması ve belirtilen belgeler getirildikten sonra sanığa okunarak diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması,
3. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'ın mahkeme aşamasında ifadesine başvurulamayıp yalnızca kolluk aşamasında ifadesinin alınması ve sanığın üzerine atılı suçu inkarı karşısında, Mahkemece fiziki takibi gerçekleştiren 14.03.2014 tarihli olay-fiziki takip-yakalama ve el koyma tutanağı içeriği düzenleyen kolluk görevlileri ile tanık ...'ın tanık olarak dinlenilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4. Kabule göre de;
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında.
Dairemizin 13.03.2025 tarihli, 2019/2924 Esas ve 2025/2869 Karar sayılı bozma ilamına konu, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.02.2015 tarihli, 2014/236 Esas ve 2015/52 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 23.04.2014 ve iddianame tarihi 02.06.2014 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasının yapıldığı, temyize konu dosyada ise sanığın 14.03.2014 tarihli eylemi nedeni ile 25.11.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi,
tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20460, K. 2025/4893, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama