İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/22538 K.2024/19258

2. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ... ve ... yönünden)

Esas2020/22538Karar2024/19258Tarih27 Mayıs 2024Okuma18 dk · 3.565 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/22538 E., 2024/19258 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/1442 E., 2020/1137 K.
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler
1. İstinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.565 kelime·18 dk okuma·14 bölüm

2. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ... ve ... yönünden)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden) 2. Bozma (sanıklar ... ve ... yönünden)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinden feragat ettikleri yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A.Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2017/856 Esas, 2018/763 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2018/675 Esas sayılı dosyası ile aralarında şahsi, hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.

B. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/625 Esas, 2018/858 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2018/675 Esas sayılı dosyasındaki suç ile aynı olması, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunun temadi eden eylemli suç olması, sanık yönünden dava dosyalarının birlikte değerlendirilmesinin yargılamanın birliği ve zincirleme suç hükümlerinin tayini açısından zorunlu olması sebebi ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/675 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

C. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.07.2019 tarihli ve 2019/242 Esas, 2019/313 Karar sayılı kararı ile Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/675 Esas sayılı dosyası ile aralarında şahsi, fiili ve hukuki irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/675 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

D. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2018/675 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar ... ve ...'un, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

3. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

4. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

5. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (d) bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

E. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile;

1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (sanıklar ..., ... ve ...'un aleyhine, sanık ...'ın lehine ve aleyhine) ile sanıklar müdafileri ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı

Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine,

3. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık lehine) ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 2. Olay ile ilgili ele geçen uyuşturucu maddenin sanığa ait olmadığına, 3. Hükme esas alınan telefon dinlemelerinin hukuka aykırı olduğuna, 4. Başka suretle delil elde etme imkanı varken telefon dinlemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin herhangi bir konuşma olmadığına, 6. Tanık Erhan'ın ilk beyanı ile mahkeme huzurundaki beyanlarının tutarlı olmadığına, 7. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik şüpheden arındırılmış somut ve kesin delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak mahkûmiyete yeterli kesin, inandırıcı somut delil olmadığına, 2. Uzmanlık raporunun gerçeği yansıtmadığına, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Uyuşturucu maddenin sanığa ait olmadığına, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suçun sanık tarafından işlenip işlenmediği hususunda kesin somut bir delil bulunmadığına, 4. Sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak için yanında bulundurduğuna ilişkindir.

D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun manevi unsurunun bulunmadığına, 2. Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken neden alt sınırdan uzaklaşıldığına dair gerekçe

gösterilmediğine, 3. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair somut hiçbir delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil olarak gösterilen tüm telefon görüşmelerinin sanığın savunmalarını doğruladığına, 3. Sanığın üzerinde yakalanan 11 fişek halinde uyuşturucu maddeyi kullanma maksadıyla aldığına, sanığın maddeleri kullanma maksadıyla bulundurmak haricinde bir kastı bulunmadığına ilişkindir.

F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair somut hiçbir delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın savunma dilekçesinde diğer sanık ...'ın kendisini etkilediğini, bu nedenle ifadesini değiştirdiğini samimi şekilde beyan ettiğine, 2. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 3. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde:

Hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği dilekçeler ile; sanık müdafii Av. ...'nin Yalova .... Noterliğinin 07.08.2018 tarih ve 006997 yevmiye numaralı vekaletnamesinde yer alan kanun yollarından feragat etme yetkisine dayanarak gönderdiği 18.10.2022 havale tarihli dilekçesi ile temyiz istemlerinden feragat ettikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iade kararı vermek gerekmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

Olayda ele geçirilen maddenin temin edilen uzmanlık raporundan sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5F- ADB etken maddesini ihtiva ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni

yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek,

sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırılığı olduğu,

2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve İlk Derece Mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek,

sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu,

2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve İlk Derece Mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısınca sanık aleyhine istinaf isteminde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin, yapılan istinaf incelemesinde sadece Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine geldiği sebeple bağlı olmayıp, başka bir sebeple sanık aleyhine hükmü bozmasının mümkün olduğu; somut olayda da 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği halde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması ile ilgili aleyhe istinaf başvurusu olmadığından, bu hususun davanın yeniden görülme sebebi sayılmayarak yapılan eleştirinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, sanık aleyhine temyiz istemi de bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit

edilmemiştir.

1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek,

sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu

2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve İlk Derece Mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla

sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu,

2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve İlk Derece Mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,

Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezanın tayinine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek,

sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu,

2. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve İlk Derece Mahkemesinin hükmünden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

1. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince,

eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespiti kabul edilmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine ilişkin uygulamanın çıkarılmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak görülmüştür.

2. Kabule göre de;

a. 05.06.2018 tarihli olayda sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgili yapılan aramaya ilişkin adli arama kararı ya da önleme araması kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu husustaki kararın denetime elverişli biçimde dosya içerisine alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

b. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edildiği, ayrıca Cumhuriyet savcısınca, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması gerektiği belirtilerek aleyhe istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının istinaf talebi dikkate alınmadan sanık müdafiinin talebine hasren inceleme yapıldığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının istinaf talebi hususunda da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

1. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince,

eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespiti kabul edilmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine ilişkin uygulamanın çıkarılmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak görülmüştür.

2. Kabule göre de; İddianame içeriğinde ve İlk Derece Mahkemesinin kabulünde; sanık ...'ın parka aracı ile geldiğinin, tanık Umut'un sanığın yanına giderek uyuşturucu madde aldığının görüldüğünün ve akabinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğinin belirtilmesi karşısında, olaya ilişkin fiziki takip tutanağının denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme neticesinde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

B. Sanık ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (B), (C), (D), (E), (F) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;

1. Sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında yer alan "adli para cezasının tamamının muaccel hale geleceğinin, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek,

sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğine, günlük çalışma süresinin en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceğine, sanığın hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamadaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde,

çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibarelerinin çıkartılmasına ve yerlerine "geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibarelerinin eklenmesi,

2. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin hükümden çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince "yurt dışına çıkış yasağı konulması" ile aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince "haftanın her cuma günü ikametine en yakın kolluk birimine imza atması" şeklinde verilen adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması taleplerinin reddine,

G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

Gerekçe bölümünün (G) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde

Gerekçe bölümünün (H) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin kesinleştirme ve infaz işlemleri için Yargıtay ilamının bir örneğinin Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine ve bozmanın gereği için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/22538, K. 2024/19258, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebliğname Görüşü
  4. I. Hukuki Süreç
  5. II. Temyiz Sebepleri
  6. III. Gerekçe
  7. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  8. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  9. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  10. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  11. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  12. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  13. H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  14. IV. Karar
  15. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  16. H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/22538
Karar No
2024/19258
Tarih
27 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/22 K.2024/2496
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/29 K.2024/19087
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/41 K.2024/2113
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/112 K.2024/18534
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/175 K.2024/2237
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/185 K.2024/18776

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.