İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4593 K.2020/4317

Adalet Bakanlığının, 01/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararı ile…

Esas2020/4593Karar2020/4317Tarih28 Eylül 2020Okuma6 dk · 1.175 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/4593 E., 2020/4317 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.175 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, 01/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Sanık hakkında, 08/04/2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararına itiraz hakkı gösterildiği ve tebliğ edildiği,

2- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,

3- Yapılan yargılama sonucunda, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararıyla "… sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği…" gerekçesiyle, “kamu davasının düşürülmesine” ve “karar kesinleştiğinde tedavi ve denetimli serbestlik kararının aynen infazına devam edilmesine” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

4- Ancak, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca “ısrar şartının gerçekleştiği” gerekçesiyle sanık hakkında 26/07/2016 tarihli iddianameyle tekrar kamu davası açıldığı,

5- Yapılan yargılama sonucunda, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararıyla "… sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği…" gerekçesiyle, tekrar “kamu davasının düşürülmesine” ve “karar kesinleştiğinde tedavi ve denetimli serbestlik kararının aynen infazına devam edilmesine” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1) Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesinde "kovuşturma şartı" olarak düzenlenen "çağrı yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen şüphelinin denetimli serbestlik hükümlerine uymadığı" gerekçesiyle kamu davası açıldığı,

ancak yapılan yargılama esnasında sanığın "...02/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak tebliğinin ardından ... yeni bir tali karar fişinin düzenlenmediği ve yeni bir infaz sürecinin başlatılmaması sebebiyle... usulüne uygun infaz sırasında kesinleşmiş kararın ihlal edilmesi şeklindeki kovuşturma şartının... dava konusu olayımızda gerçekleşmediğinden..." bahisle düşme kararı verildiği anlaşılmış ise de,

5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hükümlere yer verildiği,

Bu haliyle, Mahkemesince, açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında müracaat etmesi halinde denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde ikinci kez“kamu davasının düşürülmesi” kararı verilmesinde,

2)Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararı bakımından yapılan incelemede ise;

Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararı düşme kararının yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda durma kararı kabul edilerek sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin devam etmesi halinde Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli kararına konu suçun devam etmesi gereken tedbir kararının ihlali niteliğinde olacağı anlaşıldığından,

Mahkemesince Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli kararının bozulması talebiyle ihbarda bulunması gerektiği ve ihbar sonrası yapılacak işlemlerin sonucunun beklenerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." denilerek, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

C) Konunun Değerlendirilmesi:

1) Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararının incelenmesinde:

TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verilmiştir.

CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmü öngörülmüştür.

Bu nedenle, dosya kapsamında mevcut delil durumu ve Mahkemenin takdirine göre, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” karar verilmesi gerekirken, “davanın düşmesine” karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi, CMK’nın 223. maddesinde sayılıp davanın esasını çözen karar türlerinden “düşme” kararı ile yargılamanın sonlandırıldığı ve "düşme” kararının sonucu olarak sanığın bütün yükümlülüklerinin ortadan kalkması gerektiği halde, "düşme" kararı verildikten sonra ayrıca “sanık hakkındaki tedbirin infazının devamına” karar verilerek hüküm karıştırıldığından, kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, somut olayda kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “kamu davasının düşmesine” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra,

sanki durma kararı verilmişcesine “sanık hakkındaki tedbirin infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde Mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle kabul edilmiştir.

Ayrıca soruşturma aşamasında sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karara sanığın 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğu halde, kararda ve tebliğ evrakında, itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği anlaşılmış olup, yukarıda belirtilen bozma nedenine göre sanık hakkında Mahkemece durma kararı verildikten sonra tedbirin infazına devam edileceği aşamada sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu hususunun tebligat evrakına şerh yapılmak suretiyle kararın yeniden tebliğ edilmesi mümkün görülmüştür.

2) Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararına yönelik talebin incelenmesinde:

Sanık hakkında verilmiş olan 05/05/2016 tarihli ilk düşme kararının yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, bu ilk karardan sonra aynı eyleme ilişkin olarak düzenlenmiş olan 26/07/2016 tarihli iddianameyle açılan ikinci kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilmiş olan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ikinci düşme kararının hukukî dayanağı kalmadığından, bu karar inceleme dışı tutulmuştur.

D) Karar :

Açıklanan nedenlere göre;

1- Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2016 tarihli ve 2016/594 esas ve 2016/1146 sayılı kararının incelenmesine yer olmadığına,

2- Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/939 esas ve 2016/772 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/4593, K. 2020/4317, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4593
Karar No
2020/4317
Tarih
28 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/4593 K.2020/12463
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4594 K.2020/7896
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/4594 K.2020/12464
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/4595 K.2020/12465
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/4596 K.2020/12466
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4597 K.2020/7919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.