KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/64 E., 2025/2833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydı ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın, 09.07.2014 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan ötürü 05.05.2015 tarihli iddianame ile temyize konu kamu davasının açıldığı; 22.11.2014 tarihinde işlediği ileri sürülen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle 26.03.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında ise, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli, 2015/104 Esas, 2015/392 Karar sayılı dosyasında yapılan
yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62, 53, 52. maddeleri uyarınca kurulan 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay 20. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 21.10.2016 tarihli, 2016/842 Esas ve 2016/5229 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bu haliyle 09.07.2014 ve 22.11.2014 tarihli eylemler arasında hukukî kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, eylemler arasında geçen süre ve sanığın işlediği ilk eylem olan 09.07.2014 tarihli temyize konu eylem nedeniyle, kollukta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması hususları birlikte dikkate alındığında, eylemler arasında fiilî kesinti oluştuğundan, somut olayda, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Gerekçeli kararın başlık kısmında suç tarihinin "09.07.2014" yerine, "08.07.2014" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddî hata olarak değerlendirilmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/64, K. 2025/2833, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama