İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6473 K.2020/5041

Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli, 2017/580 esas ve 2017/632 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet…

Esas2020/6473Karar2020/5041Tarih7 Ekim 2020Okuma7 dk · 1.324 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/6473 E., 2020/5041 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.324 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli, 2017/580 esas ve 2017/632 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 28/02/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1-Sanık ... hakkında, 19/03/2017 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/09/2017 tarihli, 2017/3188 soruşturma, 2017/2140 esas ve 2017/1388 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1,191/10 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önceden 14/01/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği,

yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi üzerine 07/06/2016 tarihli ve 2016/1554 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceğinin de belirtildiği, dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, daha önce sanık ... hakkında 13/01/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/01/2016 tarihli, 2016/631 soruşturma ve 2016/41 sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine,

bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına kesin olarak karar verildiği,

2- Yapılan yargılama sonucunda, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kanun yararına bozma istemine konu 21/11/2017 tarihli, 2017/580 esas ve 2017/632 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 191/10 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen kararın 12/12/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B-)Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine,

erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 14/01/2016 tarihli ve 2016/631 soruşturma, 2016/41 sayılı kararını müteakip, denetimli serbestlik müdürlüğünce ihtara rağmen yükümlülük ihlalinde ısrar edildiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine,

sanık hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 191/10 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli ve 2017/580 esas, 2017/632 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi'nin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, kesin karar olarak verilerek ve şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,

şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 14/01/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin bir belgenin dosya arasında olmadığı gibi, anılan kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz mercii ve süresi de gösterilerek itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle tebligat yapılmış olsa bile geçerli olmayacağı, anılan kararın ifası için Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği,

Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 14/01/2016 tarihli karar kesinleşmeden denetim planı hazırlandığı, 31/05/2019 tarihli tutanak ile denetimli serbestlik süreci bilgilendirme yazısının şüpheliye tebliğ edildiği ve bu şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli ve 2017/580 esas,

2017/632 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

İncelenen dosyada; şüpheli hakkında 13/01/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/01/2016 tarihli, 2016/631 soruşturma ve 2016/41 sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına kesin olarak karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında şüphelinin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak 07/06/2016 tarihli ve 2016/1554 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği gerekçesiyle kanun yararına bozma incelemesine konu dosyada doğrudan kamu davası açıldığı ve Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli ve 2017/580 esas, 2017/632 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 191/10 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de;

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların,

şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda; şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 14/01/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmiş olduğuna ilişkin bir belgenin dosya arasında olmadığı gibi, anılan kararın kesin olarak verildiği,

şüpheliye anılan karara karşı itiraz mercii ve süresi de gösterilerek itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle tebligat yapılmış olsa bile geçerli olmayacağı, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen karar kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı ve yükümlülük ihlali nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,

dolayısıyla TCK’nın 191/6. maddesinde yer alan düzenleme gereği incelemeye konu dosyada doğrudan kamu davasının açıldığı anlaşıldığından usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.

Dolayısıyla, bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için,şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiği,bu nedenle mahkemece kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

Kabule göre de;

Suçun işlendiği yere ilişkin kolluk tarafından tutanak ve kroki düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, mahallinde tutanak tanıkları da hazır edilmek suretiyle keşif yapılarak suçun işlendiği yerin, olay tutanağında belirtilen öğrenci konuk evine olan mesafesinin tespitinden sonra TCK'nın 191/10. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi de kanuna aykırıdır.

D)Karar:

Açıklanan nedenlere göre; 5271 sayılı Kanun’un 223/8-2. cümlesi uyarınca şartın gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/11/2017 tarihli ve 2017/580 esas, 2017/632 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/6473, K. 2020/5041, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6473
Karar No
2020/5041
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/6473 K.2020/8603
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/6473 K.2020/12035
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6474 K.2020/5042
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/6474 K.2020/9915
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2020/6474 K.2020/8073
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/6475 K.2020/5043

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.