KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/6899 E., 2020/6874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Mahkeme
- DÖRTYOL 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “09.04.2013 yerine “26/06/2011” olarak yazılması, mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar tebliğnamede ..., ... ve ... sanık olarak gösterilmiş ise de; Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün aynen infazı kararının itiraz edilmemesi ile sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmemesi sonucu kesinleştiği; sadece Sanık ... tarafından temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükme hasren yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresi olan "... Mahallesi, Kanalaltı sokak, No:79 Dörtyol/Hatay'' yerine. "Bitlis Eren Üniversitesi Doğalgaz bölümü 1. Sınıf" yazılı olan adresine "muhatabın adreste hazır olmadığı gerekçesiyle kurumda sürekli çalışan müdür ... ... imzasına tebliğ edildiği anlaşılmış olup.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 23/10/2014 tarihli 2014/422 esas ve 2014/543 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu,
sanığın yaptığı itirazın, 23/05/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/6899, K. 2020/6874, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama