KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/7008 E., 2020/5766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Mahkeme
- İ Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
7201 sayılı Tebligat Kanun'unun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
7201 sayılı Tebligat Kanun'unun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'unun 23/1-8 ve Tebligat Kanun'unun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanun'unun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen 03/12/2013 tarih, 2012/613 esas ve 2013/933 karar sayılı “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri” kararının,
sanığın bildirdiği son adres ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanun'unun 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın 09/01/2015 havale tarihli temyiz başvurusunun 03/12/2013 tarih, 2012/613 esas ve 2013/933 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararına yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/7008, K. 2020/5766, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama