KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/10265 E., 2024/18023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
...
MAHKEMESİ
Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
2016/406 E., 2016/432 K.
SUÇ
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/406 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; kararın temyizen incelenmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak iddianame ile kamu davası açıldığından bahisle, 26.03.2016 tarihli bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği;
ancak daha önce işlediği 26.11.2014 tarihli suçla ilgili olarak Adana 1. Çocuk Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/798 Esas, 2015/930 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak kamu davasının, Dairemizin 14.02.2022 tarihli kararı ile zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla,
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu Adana 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/798 Esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup,
incelenen 26.03.2016 tarihli suç yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/10265, K. 2024/18023, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama