İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14505 K.2022/617

Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet…

Esas2021/14505Karar2022/617Tarih19 Ocak 2022Okuma10 dk · 2.069 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2021/14505 E., 2022/617 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.069 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 09/06/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 29/01/2016 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2016 tarihli ve 2016/18531 soruşturma, 2016/908 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine,aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına,

aynı Kanunun 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

2- Şüphelinin 19/06/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2017 tarihli ve 2016/18531 soruşturma, 2017/31245 esas, 2017/23573 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2018 tarihli ve 2017/799 esas, 2018/935 sayılı kararı ile, 19/06/2017 tarihli eylemin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince yargılamanın durdurulmasına karar verildiği,

3- Şüphelinin 12/05/2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine de, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2019 tarihli ve 2018/138785 soruşturma, 2019/33840 esas, 2019/26090 sayılı iddianamesi ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

4- İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararı ile, “…çarşı ve mahalle bekçilerinin bir aracı durdurup üst araması yapma ya da kişiyi durdurup kimlik sorma, üst araması yapma yetkilerinin bulunmadığı, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığa ait olduğu iddia olunan uyuşturucunun CMK usul hükümlerine uygun olarak elde edilmediği” gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince yargılamanın durdurulmasına karar verildiği, kararın kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/03/2016 tarihli ve 2016/18531 soruşturma, 2016/908 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, bu defa sanığın tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/09/2019 tarihli ve 2018/138785 soruşturma, 2019/33840 esas, 2019/26090 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda,

sanığa ait olduğu iddia edilen ve erteleme kararının ihlali olan suça ilişkin uyuşturucu maddenin usulüne uygun olarak ele geçirilmediği, yasak delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle yargılamanın durmasına ilişkin İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli kararı ile, 12/09/2019 tarihli tutanağı düzenleyen çarşı ve mahalle bekçilerinin bir aracı durdurup üst araması yapma ya da kişiyi durdurup kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı ve sanığa ait olduğu iddia olunan uyuşturucunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine uygun olarak elde edilmediği gerekçesiyle durma kararı verilmiş ise de,

7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 7. maddesinde yer alan "(1) Çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları;

a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek,

b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek,

c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,

ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya mal varlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek, amacıyla durdurabilir.

(2) Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfîlik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.

(3) Çarşı ve mahalle bekçisi, görevini yerine getirirken kendisinin çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir, kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilir. Bu kişilere kimliğini ispatlama hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal genel kolluk görevlileri haberdar edilir.

(4) Durdurma süresi, durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan makul süreden fazla olamaz.

(5) Durdurma sebebinin ortadan kalkması hâlinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.

(6) Çarşı ve mahalle bekçisi, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez." şeklindeki,

"Adli görev ve yetkiler" başlıklı 8. maddesinde yer alan " (1) Çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydanda iken;

a) Şüphelileri yakalamak,

b) Yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak,

c) Suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak,

ç)Varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmek,

ile görevli ve yetkilidir.

(2) Çarşı ve mahalle bekçileri haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kimseleri gördükleri takdirde yakalamak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim etmek ile görevli ve yetkilidir." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,

Çarşı ve mahalle bekçilerinin makul bir sebebin bulunması halinde bir suçun veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek amacıyla durdurma ve kimlik sorma işlemleri yapabileceği, suç işlendikten sonra suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini alabileceği, somut olayımızda ise, 12/09/2019 tarihli tutanağı düzenleyen bekçilerin şüphelinin üst araması neticesinde suça konu uyuşturucu maddeyi ele geçirdiklerine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı,

söz konusu tutanakta uyuşturucu maddenin şüpheli tarafından görevlilere teslim edildiği ve bu teslimden sonra muhafaza altına alma işlemi yapıldığı, şüphelinin Yamanlar Polis Merkezinde alınan 12/05/2019 tarihli ifadesinde de, bekçilerin gbt sorgusunu yaptıklarını, sonrasında üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sormaları üzerine dosyaya konu uyuşturucu maddeyi bekçilere kendi rızası ile teslim ettiğini beyan ettiği, bu haliyle değerlendirildiğinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/09/2019 tarihli ve 2018/138785 soruşturma, 2019/33840 esas,

2019/26090 sayılı iddianameye konu suç delillerinin usulüne uygun olarak elde edildiği ve atılı suçun aynı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/03/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu gözetilerek, yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ... hakkında, 29/01/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/03/2016 tarihli ve 2016/18531 soruşturma, 2016/908 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın 12/05/2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14/09/2019 tarihli ve 2018/138785 soruşturma, 2019/33840 esas, 2019/26090 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

yapılan yargılama sonunda, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararı ile; “sanığa ait olduğu iddia edilen ve erteleme kararının ihlali olan suça ilişkin uyuşturucu maddenin usulüne uygun olarak ele geçirilmediği, yasak delil niteliğinde olduğu” gerekçesiyle yargılamanın durmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli kararı ile, 12/05/2019 tarihli tutanağı düzenleyen çarşı ve mahalle bekçilerinin bir aracı durdurup üst araması yapma ya da kişiyi durdurup kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı ve sanığa ait olduğu iddia olunan uyuşturucunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine uygun olarak elde edilmediği gerekçesiyle durma kararı verilmiştir.

18/06/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 7. maddesi ile "(1) Çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları;

a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek,

b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek,

c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,

ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya mal varlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek, amacıyla durdurabilir.

(2) Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfîlik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.

(3) Çarşı ve mahalle bekçisi, görevini yerine getirirken kendisinin çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir, kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilir. Bu kişilere kimliğini ispatlama hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal genel kolluk görevlileri haberdar edilir.

(4) Durdurma süresi, durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan makul süreden fazla olamaz.

(5) Durdurma sebebinin ortadan kalkması hâlinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.

(6) Çarşı ve mahalle bekçisi, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez." şeklinde,

"Adli görev ve yetkiler" başlıklı 8. maddesi ile de;

" (1) Çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydanda iken;

a) Şüphelileri yakalamak,

b) Yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak,

c) Suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak,

ç)Varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmek, ile görevli ve yetkilidir.

(2) Çarşı ve mahalle bekçileri haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kimseleri gördükleri takdirde yakalamak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim etmek ile görevli ve yetkilidir." şeklinde düzenlemeler getirilmiştir.

Bu düzenlemeye göre Çarşı ve mahalle bekçileri, makul bir sebebin bulunması halinde bir suçun veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek amacıyla durdurma ve kimlik sorma işlemleri yapabilecek, suç işlendikten sonra suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini alabilecektir, Ancak;

12/05/2019 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun’u uyarınca durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından, CMK’nın 116,117 ve 119. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na aykırı şekilde yapılacak durdurma,kimlik sorma ve arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddeler “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacaktır.

Görüldüğü üzere, Çarşı ve Mahalle Bekçilerine durdurma,kimlik sorma ve kişi üzerinde tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri alabilme yetkisi 18/06/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanundaki düzenleme ile verilmiştir.

Somut olayda; olay tutanağına göre 12/05/2019 tarihinde görevli Çarşı ve Mahalle Bekçileri tarafından şüpheli durdurulmuş, kimlik tespiti, GBT-UYAP sorgulaması yapılarak üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığı sorulmuş, şüphelinin cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi teslim etmesi üzerine suça konu uyuşturucu madde muhafaza altına alınarak devamında şüphelinin kaba üst araması da yapılmış ve başkaca suç unsuruna rastlanmamıştır. Şüphelinin Yamanlar Polis Merkezinde alınan 12/05/2019 tarihli ifadesinde de, bekçilerin GBT sorgusunu yaptıklarını, sonrasında üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sormaları üzerine üzerindeki uyuşturucu maddeyi bekçilere kendi rızası ile teslim ettiğini beyan ederek olay tutanağını doğrulamıştır.

Tüm bu açıklamalara göre;

Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından, CMK’nın 116, 117 ve 119. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na aykırı şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddeler “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağından, mahkemenin suça konu uyuşturucu maddenin 5271 sayılı CMK hükümlerine uygun olarak elde edilmediğine ilişkin tespiti ve durma kararı vermesi kanuna uygun olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

D-)Karar:

Yukarıda açıklanan nedenle, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2019/695 esas, 2020/93 sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19/01/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14505, K. 2022/617, 19 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14505
Karar No
2022/617
Tarih
19 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14506 K.2022/338
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14507 K.2022/339
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14508 K.2022/340
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14509 K.2022/618
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14510 K.2022/619
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/14510 K.2022/619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.