KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/18491 E., 2023/9110 K.·Tutuklu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Esastan ret
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/312 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/2045 Esas, 2021/2072 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Satış anının görüntülenmediği ve tanıkların da net olarak görmedikleri, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 7. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan iletişimin tespiti tedbiri kapsamında kayda alınan sanık ile kullanıcı şahsın anlaşması, yapılan fiziki takipte sanık ile kullanıcı arasında telefon görüşmesini doğrular şekilde buluşmanın gerçekleşmesi, sanığın kullanıcı şahıstan parayı aldıktan sonra beyaz bir poşeti vermesi, söz konusu poşetin kolluk görevlilerince araçta yapılan arama neticesinde aracın sürücü kısmında direksiyonun sol alt kısmında bulunan elektrik devrelerinin bulunduğu kapaklı bölüm içerisinde bulunması, daralı ağırlığının telefon görüşmesinde belirtildiği şekilde 25,6 gr olması,
uzmanlık raporuna göre esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisine ait olması, duruşmada dinlenen tutanak mümzisi tanıkların uyuşturucu ticaretine ilişkin görgüye dayalı beyanda bulunmaları, tanık Barış'ın duruşmadaki beyanları ve toplanan tüm delillere göre sanığın uyuşturucu madde satmak suçunu işlediği anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında kurulan hükmün 5 numaralı bendinde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/2045 Esas, 2021/2072 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün (5) numaralı bendindeki“...tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/18491, K. 2023/9110, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama