KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/3382 E., 2023/10438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un
310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Beykoz 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.05.2011 tarihli ve 2010/208 Esas, 2011/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 21.01.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Beykoz 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.09.2012 tarihli ve 2012/1299 Esas, 2012/1114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 11.10.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içinde 21.04.2013 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.10.2015 tarihli ve 2014/613 Esas, 2015/754 Karar sayılı mahkûmiyet kararının ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün basit yargılama usulünün uygulanmaması, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının araştırılmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü
maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hükümlerinin gözetilmemesi sebepleri ile bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediği ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımının dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 29.07.2011 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 21.02.2012 tarihleri arasındaki süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.10.2012 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 21.04.2013 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/3382, K. 2023/10438, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama