KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/11126 E., 2023/4819 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/482 E., 2021/685 K.
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- İnceleme konusu karar
- Kamu davasının durması
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/482 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.06.2022 tarihli ve 2021/28799 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85927 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85927 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 27.06.2019 tarihinde cezaevinde okunup anlatılmak suretiyle bizzat şüpheliye tebliğ edildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile 5 yıllık erteleme süresinin başladığı, şüphelinin de erteleme süresi içerisinde 30.07.2020 tarihinde tekrar aynı nitelikte suç işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece yargılamaya devamla esastan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.
Şüpheli hakkında, 22.05.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2019 tarihli ve 2019/50424 soruşturma, 2019/2118 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii, itiraz süresi ve sürenin başlangıcının doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 27.06.2019 tarihinde, bulunduğu İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutanakla tebliğ edildiği,
kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden tedbirin infazı için 20.06.2019 tarihinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerinin yapıldığı, şüphelinin tedbirin gereklerine ve yükümlülüklerine uygun davranarak 27.06.2019 tarihinde infazın tamamlandığı,
C. Şüphelinin erteleme süresi içerisinde 30.07.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2020 tarihli ve 2019/50424 Soruşturma, 2020/25545 Esas, 2020/18175 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
D. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/482 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın 03.12.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında "Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Somut olayda, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 27.06.2019 tarihinde bulunduğu ceza ve infaz kurumunda "okunup anlatılmak" suretiyle bizzat şüpheliye tebliğ edildiği, 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır" düzenlemesine uygun şekilde serbest olmayan sanığa, tebliğ edilen kararın okunup anlatıldığı, kararın şüpheliye tebliğinin usulüne uygun olduğu ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile beş yıllık erteleme
süresinin başladığı, şüphelinin de erteleme süresi içerisinde 30.07.2020 tarihinde tekrar aynı nitelikte suç işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davasının açıldığı anlaşıldığından; mahkemece yargılamaya devamla esastan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2020/482 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11126, K. 2023/4819, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama