KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/12259 E., 2024/22504 K.·Tutuklu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yazılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme, bulundurma seçimlik hareketlerinden biri veya bir kaçı ya da tamamının gerçekleşmesi ile oluşacağı gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın kullandığı araçta ele geçen sentetik kannabinoidle ilgili olarak, olay tutanağında belirtilen ve arama işleminin dayanağı olan Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrinin imzalı örneğinin dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla; bahsi geçen yazılı arama emrinin araştırılarak aslı veya onaylı örneğinin dosyaya getirilmesi, sanığa okunması ve sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanığın, suç tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında ayrı soruşturma yürütülen Emrah'a sattığı suç konusu metamfetamin ile satma eylemi gerçekleştikten sonra aynı tarihte aracında yapılan aramada ele geçen sentetik kannabinoid ile metamfetaminin aynı bütünün parçaları olduğu, aynı suç tarihinde gerçekleşen uyuşturucu madde satma ve satmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin bir bütün olarak tek uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna vücut verdiği ve eylemin nitelikli haline göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, aynı suçun birden fazla işlendiği düşüncesiyle sanık hakkında zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12259, K. 2024/22504, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama