KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/15436 E., 2023/826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın süresine göre
reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 18.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/2741 Esas, 2022/3937 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafilerinin belirttikleri temyiz sebeplerinin yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Hukuka aykırı şekilde arama yapıldığına, 5. Araçta bardaklık olarak tabir edilen yerin dışarıdan görünüp görünmeyeceğinin tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmaması ve MOBESE görüntülerinin incelenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince şüphe üzerine usulüne uygun olarak durdurulan araç içerisindeki sanığın aşırı tedirgin ve heyecanlı görünmesi üzerine önleme arama kararına istinaden aracın dışarıdan bakıldığında görülen yerlerinin kontrolünde, aracın vites ön tarafında bulunan bardaklık diye tabir edilen kısmında içerdiği metamfetamin miktarı 76,415 gram olan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda;
her ne kadar sanık müdafii ve iddia makamı aramanın hukuka aykırı olduğunu, önleme araması kapsamında detaylı arama yapıldığını beyan etmiş iseler de, tüm dosya kapsamından sabit olduğu üzere uyuşturucu maddenin önleme araması kararı sebebiyle usulüne uygun durdurulan araçta camdan bakıldığında görünür vaziyette vites ön tarafında açık bardaklık olarak tabir edilen kısımda alenen görülüp ele geçirildiği ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin ticarî sınır içerisinde olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suça konu uyuşturucu maddelerin araç içerisine gözle görülür vaziyette yerleştirilmeleri nedeni ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4/A maddesi gereğince ayrıca adli arama kararı gerekmediğinden suça konu uyuşturucu maddelerin hukuka uygun yöntemle ele geçirildiği, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, yapılan aramanın hukuka uygun olduğuna ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında, İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/254 Esas sayılı dosyasında, suç tarihi 16.03.2022 ve iddianame tarihi 20.05.2022 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı belirlenmekle, temyize konu dosyada ise sanığın 17.05.2022 tarihli eylemi nedeniyle 28.06.2022 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi,
tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/2741 Esas, 2022/3937 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/15436, K. 2023/826, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama