İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2424 K.2022/14069

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas, 2021/153 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay…

Esas2022/2424Karar2022/14069Tarih28 Aralık 2022Okuma16 dk · 3.132 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/2424 E., 2022/14069 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.132 kelime·16 dk okuma·1 bölüm

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas, 2021/153 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/02/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 25/07/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2015 tarihli ve 2015/17553 soruşturma, 2015/213 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği,

ancak kararda itiraz süresi, mercii ve sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın 03/11/2015 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 22/10/2015 tarihinde infazı için Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2- Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 22/10/2015 tarihli ve 2015/1018 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 25/11/2015 tarihinde Uyulması Gereken Kurallar Formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, 02/12/2015 tarihli 1. bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 04/12/2015 tarihli uyarı yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra 23/12/2015 tarihli 2. bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 14/01/2016 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

3- Erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2016 tarihli ve 2016/1197 soruşturma, 2016/483 esas, 2016/374 sayılı iddianamesi ile Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede uyarılmasına rağmen yükümlülüklerini ihlal ettiği hususunun belirtildiği,

4- Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2016/98 esas, 2016/178 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/04/2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

5- Sanığın denetim süresi içerisinde 12/07/2019 tarihinde işlediği Askeri Ceza Kanunu’na Muhalefet (izin tecavüzü) suçundan Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve 2019/477 esas, 2020/484 sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine;

Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas, 2021/153 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14/04/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

6- Dosya arasında bulunan Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/323 esas, 2014/693 sayılı kararının incelenmesinde;

Sanığın 18/05/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/323 esas, 2014/693 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 31/12/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

7- Yine dosya arasında bulunan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/171 esas, 2014/324 sayılı kararının incelenmesinde;

Sanığın 29/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/171 esas, 2014/324 sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29/01/2015 tarihinde itirazın reddi kararı ile kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2016/98 esas, 2016/178 sayılı kararının itiraz edilmeden 13/04/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/07/2019 tarihinde işlediği izin tecavüzü suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine,

hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas, 2021/153 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2016/98 esas, 2016/178 sayılı kararı ile sanık hakkında 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesinde "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk

Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191'inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu,

sanık hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2015 tarihli ve 2015/17553 soruşturma, 2015/213 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın tedbirlere uymadığının tespit edilmesi üzerine hakkında kamu davası açıldığı dikkate alınarak,

anılan geçici 7/2. maddenin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine uygulama yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği de nazara alındığında, somut olayda mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre zorunlu olarak verilmeyip, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca takdiren verilmiş bir karar olduğunun kabulü gerektiği,

bu itibarla sanık tarafından denetim süresi içerisinde işlenen suçun uyuşturucu suçu olmasının gerekmediği anlaşılmakla, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmında yer alan "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından,

sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir..." şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 13/04/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip,

sanığın denetim süresi içerisinde 12/07/2019 tarihinde izin tecavüzü suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10/06/2021 tarihli ve 2020/17924 esas, 2021/7309 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/10/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak,

sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas,

2021/153 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi: Şüpheli ... hakkında, 25/07/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2015 tarihli ve 2015/17553 soruşturma, 2015/213 sayılı kararı ile; 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği,

ancak kararda itiraz süresi, mercii ve sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın 03/11/2015 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 22/10/2015 tarihinde infazı için Kahramanmaraş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2016 tarihli ve 2016/1197 soruşturma, 2016/483 esas, 2016/374 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2016/98 esas, 2016/178 sayılı kararı ile,

sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/04/2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 12/07/2019 tarihinde işlediği Askeri Ceza Kanunu’na Muhalefet (izin tecavüzü) suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine.

Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas, 2021/153 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14/04/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

Dosya arasında bulunan Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/323 esas, 2014/693 sayılı kararının incelenmesinde; sanığın 18/05/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/323 esas, 2014/693 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 31/12/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, yine dosya arasında bulunan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/171 esas, 2014/324 sayılı kararının incelenmesinde;

sanığın 29/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/171 esas, 2014/324 sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,

kararın 29/01/2015 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Şüpheli hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/10/2015 tarihli "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yolunun gösterildiği, ancak itiraz yoluna başvuru süresinin, itiraz merciinin ve sürenin ne zaman işlemeye başlayacağının gösterilmediği,

Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup.

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin ve merciinin gösterilmemesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek,

şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu,

Yine, Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli ve 2016/98 esas, 2016/178 sayılı kararı ile sanık hakkında 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesinde "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda,

hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191'inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, sanık hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2015 tarihli ve 2015/17553 soruşturma, 2015/213 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın tedbirlere uymadığının belirlenmesi üzerine hakkında kamu davası açıldığı dikkate alınarak,

anılan geçici 7/2. maddenin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin de kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemindeki gerekçeler yerindedir.

Ancak;

1- 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan.

“Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191'inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu

davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171'inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231'inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; somut olayda, sanık hakkında daha önceden Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2014/323 esas, 2014/693 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 31/12/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

2- 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 8. fıkrasında “Bu Kanunun; a) 188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

b) 190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171'inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231'inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; somut olayda;

sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2014 tarihli ve 2014/171 esas, 2014/324 sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,

kararın 29/01/2015 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının TCK’nın 191/8. maddesi gereğince verildiğinin kabulü gerektiği,

Kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 25/07/2015 olması ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet Savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemelere ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi, erteleme kararının ihlali nedeniyle kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;

Sanığın 25/07/2015 tarihli eylemini, Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesince kanuni zorunluk üzerine verilen ve 31/12/2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 29/01/2015 tarihinde tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süreleri içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle,

6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetim süreleri içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince “düşme kararı” verilip mahkemelerine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden,

mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle; kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi ve Kahramanmaraş Çocuk Mahkemesinin 2014/323 esas ve 2014/693 karar sayılı dosyası ile Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/171 esas ve 2014/324 karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/475 esas,

SONUÇ / HÜKÜM

2021/153 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/2424, K. 2022/14069, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2424
Karar No
2022/14069
Tarih
28 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2425 K.2022/13625
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/2425 K.2022/6058
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2425 K.2022/17490
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2426 K.2022/13624
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2427 K.2022/13623
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/2427 K.2022/20847

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.