KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/2937 E., 2023/11120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Esastan ret
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/429 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/1203 Esas, 2019/1198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, 4. 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğuna, 5. Yardımın niteliğine göre daha yüksek oranda etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, iletişimin tespiti kararının, iletişimin tespiti tutanaklarının, olay ve fiziki takip tutanaklarının, teşhis tutanaklarının, CD inceleme tutanağının, uzmanlık raporlarının içerikleri ile sanığın ikrarı, tanık Muhammed'in ve haklarında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar Osman, Sezer ve...'un beyan ve/veya teşhisleri, haklarında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan ayrıca kamu davası açılan dava dışı ... ve ...'in aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde;
19.07.2018 tarihli olayda, tanık Osman'ın, kendisinde ele geçen daralı 1,2 gram esrarı, hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan dava dışı ...'den 40,00 TL karşılığında temin ettiğini beyan ve teşhis ettiği ve tanığın beyanını destekler nitelikte iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip tutanağının
bulunduğu anlaşılmakla, soruşturma kapsamında müdafii huzurunda savunması alınan dava dışı ...'in ise, söz konusu uyuşturucu maddeyi sanık ...'ten temin ettiğini beyan edip, Halis'in kullandığı telefon numarasını bildirmesi üzerine, sanık ... hakkında iletişimin tespiti kararı alınarak devam edilen soruşturma sonucunda, sanık ...'in müdafii huzurunda alınan savunmalarında, ele geçen esrarı, ...'in talebi üzerine dava dışı ...'den 40,00 TL karşılığında temin edip, ...'e verdiğini ikrar ettiği; dava dışı ...'in aşamalarda suçlamaları kabul etmediği anlaşılmakla, sanık ...'in "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit olduğu;
18.09.2018 tarihli olayda, hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...'in, tanık... ile yaptığı telefon görüşmeleri sonrasında yanına gelen tanıklar ...'in bulunduğu araca bindiği, tanık...'a 5 adet ecstasy hap temin etmek üzere dava dışı ... ile telefon görüşmeleri yaptığı ve ...'in ikametinin yakın çevresine giderek aracı park ettikleri, fiziki takip tutanağı ve CD inceleme tutanağında belirtildiği üzere o sırada başka araçla olay yerine gelen ... ve sanık ...'in araçlardan inip sokak içinde buluştukları,
ardından sanık ...'in tanıkların içinde bulunduğu araca yeniden bindiği ve 125,00 TL karşılığında 5 adet hapı tanık ...'a temin ettiği, sanığın ve dava dışı ...'in aşamalarda olaya ilişkin ikrarda bulundukları, tanıkların beyan ve teşhislerinin de oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, sanık ...'in, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit olduğu;
Ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarına ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, aynı suç işleme kararının ircası kapsamında birden fazla satış eylemi söz konusu olduğundan zincirleme suç hükümlerine göre 1/4 oranında arttırım yapıldığı, 15-18 yaş aralığında olduğundan 1/3 oranında indirim uygulandığı, birinci olayda hakkında yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile suçunu ortaya çıkardığı, ikinci olayda ise beyanıyla eylemi somutlaştırdığı, sonrasında ikrarda bulunan ...'in suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşıldığından, hakkında 1/4 oranında etkin pişmanlık indirimi ve ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının başlık kısmında, suç tarihlerinin "18.09.2018, 19.07.2018" yerine, "24.10.2018" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde ve yardımın niteliğine göre etkin pişmanlık indiriminin uygulanma oranında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eylemleri "uyuşturucu madde satma ve/veya verme" niteliğinde olup, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/1203 Esas, 2019/1198 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/2937, K. 2023/11120, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama