KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/4275 E., 2024/332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/833 E., 2019/1241 K.
- Suç
- Kenevir ekme
- Hüküm
- Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/149 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, suç tarihi itibarıyla lehe olan 6545 sayılı Kanun'la değişik 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2018/833 Esas, 2019/1241 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak;
sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığından ve sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olması sebebiyle sanık ve müdafinin istinaf başvuruları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a.2. cümle ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan sanık ...'nın mahkûmiyetine ilişkin hükmün (A) bendinin 1, 2,
3 ve 4 numaralı alt bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine (A) bendi olarak "Sanık ... hakkında 2313 sayılı yasaya aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediğine ve diğer sanık ...'ın eyleminin iştirak ettiğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE," şeklinde paragrafın yazılması, hükmün yargılama giderlerine ilişkin (D) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Sanık ... bakımından yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
sanık ... bakımından yapılan 3 davetiye gideri 37,50 TL ve posta gideri 30 TL olmak üzere toplam 67,50 TL yargılama giderinin sanık ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına," şeklinde değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmadan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde
hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylem hakkında delil değerlendirmesi yapılarak, İlk Derece Mahkemesinin, "eylemin sabit olduğuna" ilişkin tespiti kabul edilmeyip, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, beraat kararı verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/4275, K. 2024/332, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama