KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/4897 E., 2024/22036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de. Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli, 2017/293 Esas, 2017/482 Karar sayılı ilamında tekerrür uygulamasına esas alınan İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2012 tarihli, 2011/553 Esas ve 2012/687 Karar sayılı hükümlülüğün "konut dokunulmazlığını ihlal'' suçuna ilişkin olduğu,
02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinde tanımı yapılan "konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçunun da gösterilerek uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan bu ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılarak,
sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Olay tutanaklarının içeriği, sanığın beyanları ve sanığın ilk eylemi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılıp yakalanması, ifadesinin alınması, sorguya sevk edilmesi ve bu itibarla fiili kesintinin gerçekleşmesi karşısında, her iki eylem arasında suç kastının yenilenmesi sebebiyle sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken, eylemlerin temadi ettiği kabul edilerek tek mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/4897, K. 2024/22036, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama