İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5556 K.2024/21737

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2022/5556Karar2024/21737Tarih3 Temmuz 2024Okuma7 dk · 1.339 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/5556 E., 2024/21737 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.339 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/257 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 21 yıl 8 ay hapis ve 133.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; A. Suçun sübutuna, B. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, C. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, D. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,

E. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına

F. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, G. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, H. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık hakkındaki ikinci kez tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na, birinci kez tekerrüre esas alınan ilama konu suçun ise 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sebebiyle sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamlarla ilgili olarak öncelikle uyarlama işleminin yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

17.09.2020 tarihli arama, olay tespit, bilgi verme, yakalama, talimat alma, gözaltına alma ve muhafaza altına alma tutanağına göre, aynı gün saat 05.06’da şoförü olduğu tırla Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Kapıkule Gümrük Sahasına gelen sanığın aracının dorse kısmında yapılan x-ray taramasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine gerçekleştirilen detaylı arama neticesinde, dorsede bulunan kutu şeklinde yüklerin üstüne ve aralarına konulmuş siyah renkli kumaş valizler içerisinde 61 paket halinde 87.739,72 gr. esrarın ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, Kapıkule Gümrük Giriş Kapısında yapılan işlemler sırasında sanığın aracında yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın aracında bulunan uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla sanığın işlediği kabul edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir.

Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez.

Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı,

satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı

değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).

Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı Kanun'un "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm;

kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de.

5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Somut olayda, sanığın Türkiye’ye giriş yaparken aracında bulunan uyuşturucu maddeler gümrük işlemleri sırasında, şüphe üzerine görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir.

Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı kanunun 35 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 03.07.2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/5556, K. 2024/21737, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. E. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
  6. III. Gerekçe
  7. IV. Karar
  8. Karşı Oy Gerekçesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5556
Karar No
2024/21737
Tarih
3 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5579 K.2024/7936
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5581 K.2024/7103
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5608 K.2024/8861
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5609 K.2024/9049
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5611 K.2024/9573
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5689 K.2024/3697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.