İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/7053 K.2023/906

Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2020 tarihli ve 2019/770 Esas, 2020/356 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci…

Esas2022/7053Karar2023/906Tarih13 Şubat 2023Okuma6 dk · 1.224 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2022/7053 E., 2023/906 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.224 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2020 tarihli ve 2019/770 Esas, 2020/356 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 22.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/9865 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26830 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26830 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesi gereğince sanığın bilinen ".... Mah. .... Cad.

No:5 H İç Kapı No:5 .../Mersin" adresine çıkartılan tebligatın bila iade dönmesi üzerine, bu defa aynı adrese çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak anılan kararın kesinleştirildiği ve şüphelinin denetim süresi içerisinde yeniden aynı suçu işlediğinden bahisle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonucunda sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;

dosya kapsamında sanığın anılan adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığı ve bu durumda tebligatın usulsüz olduğu, kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği,

bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği, kaldı ki Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2019 tarihli ve 2019/55253 soruşturma, 2019/15594 esas, 2019/11757 sayılı iddianamesinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca şüpheli hakkında kamu davası açıldığı belirtilmiş ise de, şüphelinin adli sicil kaydında,

kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi süreci uygulanmak suretiyle verilmiş bir mahkumiyet hükmünün de bulunmadığı cihetle, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinden sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüphelinin 17.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2018 tarihli ve 2017/59283 soruşturma, 2018/593 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 19.03.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca şüpheliye tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin 16.08.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli ve 2019/55253 soruşturma, 2019/15594 esas, 2019/11757 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2020 tarihli ve 2019/770 Esas, 2020/356 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 22.09.2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D.

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

şüpheli hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesi gereğince sanığın bilinen ".... Mahallesi....

Caddesi No:5 H İç Kapı No:5 ..../Mersin" adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu defa aynı adrese çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılan kararın kesinleştirildiği,

7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35 inci maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.

Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle bilinen en son adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde 35 inci maddeye göre, ancak daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği anlaşıldığından,

daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapıldığına ilişkin bir belge bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı, kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği,

bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatlar hukukî sonuç doğurmayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen 16.08.2019 tarihli suçun erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, kaldı ki Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli ve 2019/55253 soruşturma, 2019/15594 esas, 2019/11757 sayılı iddianamesinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca şüpheli hakkında kamu davası açıldığı belirtilmiş ise de, şüphelinin adli sicil kaydında,

kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi süreci uygulanmak suretiyle verilmiş bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı, kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca açılmış olduğu anlaşıldığından; kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ

tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2020 tarihli ve 2019/770 Esas, 2020/356 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/7053, K. 2023/906, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7053
Karar No
2023/906
Tarih
13 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/7054 K.2023/907
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7054 K.2023/2914
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/7055 K.2023/908
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/7056 K.2023/1178
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7057 K.2023/2915
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7058 K.2023/2916

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.