KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/12835 E., 2023/11716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A.
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2018 tarih, 2018/143 Esas ve 2018/201 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 13.03.2019 tarihli 2018/4202 Esas ve 2019/258 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmü düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.04.2021 tarihli, 2020/12176 Esas ve 2021/4660 Karar sayılı ilamı ile ''1-Dosya kapsamından, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2018/322 sırasında kayıtlı bulunan iletişim tespit çözüm tutanaklarının aslı ya da onaylı örneklerinin dosyada bulunmadıkları ve yargılama aşamasında getirtilip sanığa okunmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından,
iletişim tespit çözüm tutanakları asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması ve sanığa okunup diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken CMK’nın 217. maddesine aykırı olarak ve eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Sanık hakkındaki iletişimin dinlenmesine ve tespitine ilişkin mahkeme kararlarının, 27/10/2017 ve 28/10/2017 tarihli olaylara ilişkin fiziki takip tutanaklarının, 27/10/2017 tarihinde tanıklar ...’da ve ...’ta , 28/10/2017 tarihinde tanık ...’te madde ele geçirilmesi olaylarına ilişkin ekpsertiz raporları, olay tutanakları ve kolluk beyanları dahil olmak üzere tüm soruşturma evraklarının aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiği gözetilmeden onaysız fotokopi evraka dayalı olarak inceleme yapılması,
Kabule göre de ;
3- 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin yollamasıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda "düzeltilerek esastan red" kararı verebileceği hallerin CMK'nın 303. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında;
Duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43/1. maddesinin çıkartılmasının CMK'nın 303. maddesinin 1. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği ve ilk derece mahkemesinin belirlediği hapis cezası miktarlarını değiştiren durumlarda "düzeltilerek esastan red" kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, '' nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli 2021/1560 Esas ve 2021/2220 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.12.2022 tarihli ve 2022/14170 Esas, 2022/14081 Karar sayılı kararı ile;
"Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 28/10/2017 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği, bölge adliye mahkemesinin sanığa atfedilen 27/10/2017 tarihli eylemlerin sübut bulmadığına yönelik kabulünün de isabetli olduğu anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
28/10/2017 tarihli olay yönünden; basit krokiye dayanarak belirlenen mesafe ölçüm tutanağına göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun meydana geldiği yerin Medical Park Hastanesine 79.83 mesafede olduğunun belirtilmesi karşısında; suçun işlendiği yerin, TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen yerlere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığı hususunda mümkünse fiziki takip ve olay tutanaklarını düzenleyen kolluk görevlilerinin de hazır bulundurularak keşif yapılmak suretiyle mesafe kesin olarak belirlendikten sonra,
TCK'nın 188/4-b maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, basit krokiye dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/713 Esas, 2023/1714 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının b bendinin uygulama koşullarının bulunmadığına, 3. Sanığın mahkûmiyetine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ve tanık beyanları, olay tutanakları, uzmanlık raporları, telefon görüşme kayıtları ve dosya kapsamından sanığın 28.10.2017 günü ...'e uyuşturucu madde sattığı sabit görülmüş, eylemin hastaneye 200 metreden yakın mesafede gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının b bendi uyarınca artırım yapmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/713 Esas, 2023/1714 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/12835, K. 2023/11716, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama