İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni...

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13271 K.2024/17228

Isparta 6.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis…

Esas2023/13271Karar2024/17228Tarih1 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.000 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13271 E., 2024/17228 K.

Karar tarihi
1 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/447 E., 2016/655 K. HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

2.000 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Isparta 6.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.10.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/34947 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58411 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58411 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar nazara alınarak,

5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, Evvelce 23.03.2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Isparta

5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararının verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeksizin 04.12.2014 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 18.11.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 23.03.2015 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

2. Kabule göre de, Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 03.08.2018 tarihli karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, bununla birlikte anılan erteleme kararının, öncelikle sanığın kolluktaki 23.03.2015 tarihli ifadesinde bildirdiği bilinen son adresi olan "..." adresine tebligat çıkarılması gerekirken, sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu,

usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, müsnet suçtan açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/447 Esas ve 2016/655 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde. 1. Şüpheli hakkında, 23.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli ve 2015/9917 soruşturma, 2015/247 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 23.11.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği,

2. Şüphelinin 12.04.2016 ve 03.05.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2016 tarihli ve 2015/9917 Soruşturma, 2016/1967 Esas, 2016/1826 sayılı iddianamesi ile Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Isparta

6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.09.2016 tarihli ve 2016/447 Esas, 2016/655 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.10.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararının incelenmesinde.

1. Şüpheli hakkında 23.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2014 tarihli ve 2014/1757 Esas, 2014/968 sayılı iddianamesi ile Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Isparta

5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,

1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 04.12.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre. 1. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan.

"Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında. Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Isparta

5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/139 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

kararın 04.12.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kanuni zorunluluk üzerine verildiği,

kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 23.03.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden,

sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan. Sanığın 23.03.2015 tarihli eylemini, Isparta

5. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 04.12.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği,

kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan23.03.2015 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince "düşme" kararı verilip Isparta

5. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, ihlâl kabul edilen sonraki eylemler için ise, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. Kabule göre de.

Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli ve 2015/9917 Soruşturma, 2015/247 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 23.11.2015 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, Karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı,

Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup;

"kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresi şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği gibi, 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında.

"Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında;

tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda,

şüpheli hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak şüpheliye 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği,

erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,

şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi de, Kanun'a aykırıdır.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yukarıda (C) bendinde belirtilen (1) numaralı gerekçe ile Isparta

SONUÇ / HÜKÜM

6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2016 tarihli ve 2016/447 Esas, 2016/655 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13271
Karar No
2024/17228
Tarih
1 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13270 K.2024/13628
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13268 K.2024/13627
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13267 K.2024/13626
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13266 K.2024/13625
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13265 K.2024/13624
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13264 K.2024/13630

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.