İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13444 K.2024/24558

Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile…

Esas2023/13444Karar2024/24558Tarih4 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.364 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13444 E., 2024/24558 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.364 kelime·7 dk okuma

Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 28.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/9187 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61624 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61624 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, 26.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2016 tarihli ve 2016/57922 soruşturma, 2016/2129 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine,

bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesi gereğince "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" düzenlemesi karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının,

tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan şüpheliye 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak "okunup anlatılmak suretiyle" tebliğ edilmemesi nedeniyle şüpheliye yapılan tebligatın usülsüz olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 26.04.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2016 tarihli ve 2016/57922 Soruşturma, 2016/2129 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüphelinin bulunduğu Metris 2 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 11.10.2016 tarihinde, 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine aykırı şekilde usulsüz olarak tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin bulunduğu Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar etmesi nedeniyle, Kırklareli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce fiili imkansızlık sebebiyle tedbirin yerine getirilemeyeceği gerekçesiyle dosyanın kapatılması ve bilainfaz iade edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2018 tarihli ve 2016/57922 Soruşturma, 2018/13602 Esas, 2018/9650 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.03.2019 tarihli ve 2018/361 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

D. 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır" hükmüne yer verildiği,

5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemenin yer aldığı,

Somut olayda; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar Metris 2 Nolu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 11.10.2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesi gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise kararın sanığa anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile usulsüz şekilde tebliğ edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa tebliğ işleminin usule aykırı olduğu, bu hâliyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği anlaşıldığından;

Mahkemesince, açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak;

Sanığın daha önceden, 17.02.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2015 tarihli ve 2014/66586 Soruşturma, 2015/145 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararı verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarihli ve 2014/66586 Soruşturma, 2015/30822 Esas, 2015/23629 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, Dairemizin 20.12.2022 tarihli ve 2020/17148 Esas, 2022/13495 Karar sayılı ilamı ile, sanığın mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra, Bakırköy 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2023/20 Esas, 2023/231 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesini takiben, sanığın temyizi üzerine,

Dairemizin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/13805 Esas, 2024/16129 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır.

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda kural olarak sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi

kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da.

5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;

Mahkemesince, Dairemizin, 05.03.2024 tarihli ve 2023/13805 Esas, 2024/16129 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilen Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2023/20 Esas, 2023/231 Karar sayılı kararına konu dava dosyasında verilecek karar, sanığın aynı suçtan sonraki eylemleri nedeniyle açılan davaları doğrudan etkileyeceğinden, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava dosyasının akıbetinin araştırılması, gerektiğinde her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek, sanığın eylemlerinin ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının irdelenmesi,

tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/361 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13444, K. 2024/24558, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13444
Karar No
2024/24558
Tarih
4 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13445 K.2024/24559
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13447 K.2024/24561
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/13448 K.2024/16993
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13448 K.2024/24562
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13453 K.2024/24566
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13458 K.2024/24570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.