KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/13508 E., 2024/25232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/21875 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/70789 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/70789 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre; Adı geçen sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 06.09.2020 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli ve 2020/1804 soruşturma, 2020/395 esas, 2020/375 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verilip, eylemini "bir suç işleme kararı icrası kapsamında değişik zamanlarda işlemiş olması" nedeniyle cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmiş ise de;
Adı geçen sanık hakkında 23.09.2020 tarihinde işlediği aynı nev'iden suç nedeniyle Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli ve 2021/322 soruşturma, 2021/54 esas, 2021/47 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2021/363 esas,
2021/931 sayılı kararı ile sanığın eylemini zincirleme suç kapsamında işlediğinden bahisle 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve incelemeye konu işbu dosyanın karara çıkması nedeniyle Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 esas sayılı dosyasından verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/2232 esas, 2022/895 sayılı ilamı ile Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 esas sayılı dosyasında zincirleme suç koşulları bulunmadığı halde uygulama yapılarak fazla ceza verildiğinden işbu dosyanın kanun yararına bozma yoluna gidilerek bozulması, akabinde her iki dosya birleştirildikten sonra bir bütün halinde değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği,
Sanığın her iki eylemini de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 11.11.2020 tarihinden önce olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemesince inceleme dışı olan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/363 esas sayılı dosyasının işbu dosya ile birleştirilip, tek bir kullanmak için
uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işbu dosya ile birleşen bir dosya olmadığı ve bu haliyle zincirleme suç koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 06.09.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli ve 2020/1804 Soruşturma, 2020/395 Esas, 2020/375 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.03.2021 tarihli ve 2020/495 Esas, 2021/319 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/363 Esas ve 2021/931 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanık hakkında, 23.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli ve 2021/322 Soruşturma, 2021/54 Esas, 2021/147 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/363 Esas, 2021/931 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, birleştirilip birlikte görülmesi gereken 2020/495 Esas sayılı dosyada verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsup edilerek neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/2232 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararı ile Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 Esas ve 2021/319 Karar sayılı dosyasında koşulları bulunmadığı halde TCK'nın 43. maddesinin uygulanması nedeniyle kanun yararına bozma ihbarında bulunularak kanun yararına bozulmasından sonra iki davanın birleştirerek zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davanın 2022/361 Esasa kaydedildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre
Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 06.09.2020 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilip, eylemini "bir suç işleme kararı icrası kapsamında değişik zamanlarda işlemiş olması" nedeniyle cezasının 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında 23.09.2020 tarihinde işlediği aynı nev'iden suç nedeniyle Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2021/363 Esas, 2021/931 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemini zincirleme suç kapsamında işlediğinden bahisle 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiği ve incelemeye konu dosyanın karara çıkması nedeniyle Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 Esas sayılı dosyasından verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak "5 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği,
kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/2232 Esas, 2022/895 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
Sanığın 06.09.2020 ve 23.09.2020 tarihli her iki eylemini de ilk hukukî kesintiyi oluşturan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/495 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan iddianamenin düzenlendiği 11.11.2020 tarihinden önce işlediği, mahkemesince inceleme dışı olan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/361 Esasına kaydedilen dava ile birleştirilip, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, işbu dosya ile birleşen bir dosya olmadığı ve bu haliyle zincirleme suç koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.
Ancak;
Dosya arasında bulunan ve inceleme konusu davaya dayanak gösterilen Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/48 Esas ve 2021/621 Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/3453 Esas, 2021/1722 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, bu nedenle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı, ancak; Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2019 tarihli ve 2019/923 Soruşturma, 2019/32 Karar sayılı
kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle şüphelinin yanıltıldığı ve erteleme kararının kesinleşmediği gözetilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2021/3453 Esas, 2021/1722 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilerek Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/48 Esas ve 2021/621 Karar sayılı kararının bozulması halinde,
sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği dikkate alınarak, CMK'nın 308/A maddesi uyarınca yapılacak işlemin sonucunun beklenilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda.
Mahkemesince, inceleme konusu davanın, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/361 Esasına kaydedilen dava ile birleştirilmesi, CMK'nın 308/A maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığına ihbarda bulunularak sonucunun beklenilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13508, K. 2024/25232, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama