İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13564 K.2024/25767

Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Esas2023/13564Karar2024/25767Tarih9 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.781 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13564 E., 2024/25767 K.

Karar tarihi
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan

Karar Detayı

1.781 kelime·9 dk okuma

Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/30034 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/65313 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/65313 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“Sanık hakkında aynı suçtan dolayı 18/03/2016 tarihli eylemi nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/07/2020 tarihli ve 2020/157 esas, 2020/269 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'nin 22/09/2021 tarihli ve 2020//3231 esas, 2021/2357 sayılı kararındaki " ...Suça sürüklenen çocuk hakkında 02/01/2018 tarihli Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma suçundan Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarih, 2018/337 Esas,

2019/189 Karar sayılı 30/04/2019 kesinleşme tarihli kararı ile mahkumiyet kararı verilmiş ve istinaf edilmeden kesinleşmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun 02/01/2018 tarihli eyleminin incelenen dosyadaki 18/03/2016 tarihli eylemden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 11/08/2017 tarihinde tebliğinden sonraki ilk eylem olması nedeniyle ihlal niteliğinde olması nedeniyle, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarih, 2018/337 Esas,

2019/189 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği ve istinaf edilmeden kesinleştiği belirlenmekle, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarih, 2018/337 Esas, 2019/189 Karar sayılı hükmü açısından, kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için ilk derece mahkemesince Şarköy Asliye Ceza Mahkemesine BİLDİRİMDE BULUNULARAK..." şeklindeki gerekçesi nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, şüpheli hakkında 18/03/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/05/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği,

sanığın incelemeye konu dosyadaki 02/01/2018 tarihli eyleminin bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ tarihi olan 11/08/2017 tarihinden sonra olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu edilemeyeceği gözetilmeden, düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A.

Şüpheli hakkında, 02.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli ve 2018/678 Soruşturma, 2018/265 Esas, 2018/264 sayılı iddianamesi ile Şarköy Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.03.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/665 Esas ve 2021/793 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde.

1. Şüphelinin 18.03.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2016 tarihli ve 2016/1157 Soruşturma, 2016/37 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği,

2. Şüphelinin 16.04.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2017 tarihli ve 2016/1157 Soruşturma, 2017/1702 Esas, 2017/1360 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/1007 Esas, 2017/1063 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 17.01.2018 tarihinde kesinleştiği, 4. Denetim süresi içerisinde 13.02.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2020/3231 Esas, 2021/2357 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın erteleme kararı kesinleşmeden ikinci suçu işlediği, durma kararı verilmesi gerektiği, 02.01.2018 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden sonraki ilk eylem olması sebebiyle ihlâl niteliğinde olduğu, dosyaların birleştirilmesinin gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozmadan sonra,

Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/665 Esas, 2021/793 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, dosyanın Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, durma kararının, itiraz edilmeksizin 08.07.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C.

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden getirilen yeni düzenlemeler kapsamında, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre.

5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, KDAE kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, KDAE kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü,

yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, KDAE kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir KDAE kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası KDAE kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda.

Sanık hakkında 18.03.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/denetimli denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 11.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, erteleme kararının kesinleşmesinden önce 16.04.2017 tarihinde aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle bu eylemi ihlâl kabul edilerek kamu davası açıldığı,

yapılan yargılama sonucunda Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/1007 Esas, 2017/1063 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.01.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 13.02.2019 tarihinde işlediği suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2020/3231 Esas, 2021/2357 Karar sayılı kararı ile bozulmasını takiben, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin10.12.2021 tarihli ve 2021/665 Esas, 2021/793 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği,

Sanığın inceleme konusu 02.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle doğrudan açılan kamu davasında, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesinden önce işlediği 16.04.2017 tarihli eylemi ihlâl olarak kabul edilemeyeceğinden, sanığın 02.01.2018 tarihli eyleminin, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.05.2016 tarihli ve 2016/1157 Soruşturma,

2016/37 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek, Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığına ve Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D.

5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi. "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden.

SONUÇ / HÜKÜM

Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, karardan bir örneğinin Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1157 Soruşturma dosyasına ve Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/665 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13564
Karar No
2024/25767
Tarih
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13559 K.2024/25764
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13553 K.2024/26333
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13545 K.2024/26043
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13544 K.2024/26042
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13537 K.2024/26036
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13532 K.2024/26032

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.