Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/15414 E. , 2023/10768 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği y
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/15414 E. , 2023/10768 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. 1. Sanık hakkında 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.11.2014 tarihli ve 2013/4779 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ancak söz konusu kararın MERNİS adresine usulsüz olarak doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Tebligat Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, 30.11.2014 tarihli eylemi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.03.2015 tarihli ve 2015/480 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 12.01.2015 tarihli ve 2015/10 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği kararın usulüne uygun kesinleştirildiği, sanığın 16.01.2016 tarihli eylemi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 15.02.2016 tarihli ve 2016/247 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Sanık hakkında 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.02.2015 tarihli ve 2015/17 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve kararın usulüne uygun olarak kesinleştirildiği, sanığın 02.12.2015 tarihli eylemi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 21.01.2016 tarihli ve 2016/139 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. 1. 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/124 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanması 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve karar 07.06.2016 tarihinde kesinleştirilmiştir. C. Sanığın, 30.11.2014 tarihli eylemine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilişkin 5 yıllık denetim süresi içinde 11.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 03.10.2019 tarihli ve 2019/106 Esas, 2019/1187 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanması yönünden değerlendirilme yapılmak üzere ihbarda bulunulması üzerine ihbar üzerine Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/986 Esas, 2019/1277 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. 1. 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.12.2022 tarihli ve 2020/17282 Esas, 2022/14240 Karar sayılı kararı ile; "1. Sanığın, 07.01.2014 tarihli eylemine ilişkin verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içinde işlediği 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin olay tutanağı ve ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun dosya içerisinde bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan kolluk ifade tutanaklarının ve Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığının 30.01.2015 tarihli toksikoloji raporunun ise onaysız fotokopi olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınan belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulundurulmaması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması, 2. İncelemeye konu 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın TCK’nın 191/5. maddesi gereği ihlal sayılan 30.11.2014 tarihli eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, 30.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 21.01.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2019 gün 2019/986 Esas ve 2019/1277 karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 01.02.2022 gün 2020/1486 Esas ve 2022/47 Karar sayılı kararı ile bozulduğu ve davanın Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/78 Esas sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu, Birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/5113 Esas sayılı dosyasına konu 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapıldığı ve 18.02.2015 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanığın 16.01.2016 tarihli eylem nedeniyle 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 15.02.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2016 gün 2016/86 Esas ve 2016/328 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve Dairemizin 29.12.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, sanığın 05.01.2014, 07.01.2014 ve 30.11.2014 tarihli eylemlerinin tek suç olduğu ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi sayılacağı anlaşıldığından, Aralarındaki bağlantı nedeniyle bozma gerekçeleri de dikkate alınarak incelemeye konu suça ilişkin dava dosyası ile 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/78 Esas sayılı dosyasının, birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/5113 Esas sayılı dosyasına konu 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2016 gün 2016/86 Esas ve 2016/328 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi, sonucuna göre deliller birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/328 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.12.2022 tarihli ve 2021/5113 Esas, 2022/14241 Karar sayılı kararı ile; "1. Sanığın, incelemeye konu 05.11.2014 tarihli eylemine dair verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içinde işlediği 16.01.2016 tarihli eyleme ilişkin olay tutanğı, kolluk ifade tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığının 05.02.2016 tarihli toksikoloji raporunun onaysız fotokopi olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınan belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulundurulmaması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması, 2. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının erteleme süresi zarfında işlemişse; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi; aksi halde 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca, yargılamaya devam olunarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3. İncelemeye konu 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kararın 18.02.2015 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanığın 16.01.2016 tarihli eylem nedeniyle 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 05.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen incelemeye "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 15.02.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2016 tarih, 2016/86 Esas ve 2016/328 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, 30.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 21.01.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarih, 2019/986 Esas ve 2019/1277 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarih, 2020/1486 Esas ve 2022/47 Karar sayılı kararı ile bozulduğu ve davanın Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/78 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, Birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17282 Esas sayılı dosyasına konu 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda sanığın TCK’nın 191/5. maddesi gereği ihlal sayılan 30.11.2014 tarihli eylemini, 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu kapsamda sanığın 07.01.2014 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 11.03.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarih, 2015/147 Esas ve 2016/137 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve Dairemizin 29.12.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, sanığın 05.01.2014, 07.01.2014 ve 30.11.2014 tarihli eylemlerinin tek suç olduğu ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi sayılacağı anlaşıldığından, Aralarındaki bağlantı nedeniyle bozma gerekçeleri de dikkate alınarak birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17282 Esas sayılı dosyasına konu 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarih, 2015/147 Esas ve 2016/137 Karar sayılı dava dosyası ile 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/78 Esas sayılı dosyasının, incelemeye konu suça ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesi, sonucuna göre deliller birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; 4. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 5. Adana Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/986 esas, 2019/1277 karar sayılı kararının, sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin 01.02.2022 tarihli ve 2020/1486 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile; "...1. İnfazda tereddüte mahal vermemek için istinafa konu kararın hüküm kısmında "hükmün açıklanmasına" ilişkin bir ibarenin bulunması gerektiğinin göz ardı edilmesi, 2. Dairemizce UYAP Veri Tabanında yapılan araştırmada, sanığın 16.01.2016 tarihinde işlediği iddia olunan suç nedeniyle, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma numarasının 2016/318 olduğu ve başka bir soruşturma dosyası ile birleştirildiği, bununla birlikte sanığın 28.11.2013 tarihinde işlediği iddia olunan suç nedeniyle, 11.03.2015 tarihli iddianame ile "Uyuşturucu Madde Kullanma" suçundan Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, dosya esas numarasının 2015/147 olduğu, istinaf incelemesi tarihi itibariyle dosyanın Yargıtay'da bulunduğu; sanığın 05.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan suç nedeniyle, 12.02.2016 tarihli iddianame ile "Uyuşturucu Madde Kullanma" suçundan Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, dosya esas numarasının 2016/86 olduğu, istinaf incelemesi tarihi itibariyle dosyanın Yargıtay'da bulunduğu bahsi geçen 16.01.2016, 28.11.2013 ve 05.11.2014 tarihli eylemlerle istinafa konu 30.11.2014 tarihli eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı, dosya akıbetleri araştırıldıktan sonra sanığın eylemlerinin tümünün TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin ve dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceğinin tartışılması, birleştirme mümkün olmadığı taktirde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılırsa TCK'nın 43. maddesi uygulanarak hüküm kurulduktan sonra ağır olan cezadan daha hafif olan cezanın mahsup edilmesi suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. TCK'nın 53.maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 4. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2014/684 sırasında kayıtlı enjektör hakkında bir karar verilmemiş olması,..." Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. E. 1. Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararı ile Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/73 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/73 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. 2.2. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/78 Esas, 2023/298 Karar sayılı kararı ile Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/73 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/73 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. 3. Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1. Temel ceza belirlenirken bütün eylemler esas alındığına göre, bozma kararında da belirtildiği üzere 07.01.2014 tarihli eylemle ilgili kamu davasının ertelenmesi kararı usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği için, sanık lehine yorum yapılarak bütün eylemleri kapsayan kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesi için durma kararı verilmesi ve neticesine göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 2. Bozma kararına uyulduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma olanağı hususunda UYAP, Adli Sicil ve Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünden araştırma yapılmaması ve kararda tartışılmaması, nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; kararın temyizen incelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu ve kullandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, KDAE kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir KDAE kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası KDAE kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk KDAE kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre, 07.01.2014, 05.11.2014 ve 30.11.2014 tarihli eylemlerin tek suç olduğu, 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin KDAE kararının, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk KDAE kararı olduğu, KDAE kararının 18.02.2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra işlenen 02.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılacağı, bu durumda 16.01.2016 tarihli eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği anlaşılmakla, 16.01.2016 tarihli eylemi yönünden zamanaşımı süresi içinde Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunarak her zaman işlem yapılabileceği mümkün görülmüştür. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/149 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.