İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15913 K.2024/26343

Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,…

Esas2023/15913Karar2024/26343Tarih23 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.426 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/15913 E., 2024/26343 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Hükümlü
...
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.426 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/1430 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88671 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88671 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1- Dosya kapsamına göre;

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,

şüpheli hakkında Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmasına rağmen, 15 günlük itiraz hakkının olduğunun açıkça yazılmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

2- Kabule göre de;

Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararının, 04.12.2018 tarihinde sanığın savunması sırasında bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin

29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir.

Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemelere nazaran, somut olayda, sanığın yokluğunda verilen 27.02.2018 tarihli kararın, sanığın en son bildirdiği adresine tebliğe çıkartılıp "aynı adreste oturan yengesi" imzasına tebliğ edilerek kesinleştirildiği, ancak tebligat evrakında sanığın adreste bulunmama sebebi, tebligatı teslim alan şahsın tebellüğe ehil olup olmadığı hususları belirtilmediğinden bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı,

dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A.

Şüpheli hakkında, 15.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/3446 Soruşturma, 2015/61 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 24.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle 19.07.2016 tarihinde infaz dosyasının kapatılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2017 tarihli ve 2015/3446

Soruşturma, 2017/202 Esas, 2017/200 sayılı iddianamesi ile Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, şüphelinin 16.08.2016 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma evrakının da, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte dosya arasına alındığı,

C. Hendek 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/531 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın, 12.12.2018 tarihinde kesinleştirildiği,

D. Sanığın denetim süresi içinde 13.02.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre

1. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de;

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği,

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş

yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ve karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz süresinin gösterilmediği, sanığa usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği,

kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ısrar şartının gerçekleşmeyeceği ve ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığından.

Mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren,

5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,

2. Kabule göre de;

Sanığın yokluğunda verilen Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli kararı, 04.12.2018 tarihinde sanığın beyan ettiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de;

tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse,

tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir.

Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemelere göre, somut olayda, sanığın yokluğunda verilen 27.02.2018 tarihli kararın, sanığın en son bildirdiği adresine tebliğe çıkartılıp "aynı adreste oturan yengesi " imzasına tebliğ edilerek kesinleştirildiği, ancak tebligat evrakında sanığın adreste bulunmama sebebi, tebligatı teslim alan şahsın tebellüğe ehil olup

olmadığı hususları belirtilmediğinden bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Hendek 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/81 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15913, K. 2024/26343, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15913
Karar No
2024/26343
Tarih
23 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15914 K.2024/26344
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15915 K.2024/25780
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15917 K.2024/25782
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15918 K.2024/25783
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/15918 K.2024/11036
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15919 K.2024/25784

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.