İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15975 K.2025/909

Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,…

Esas2023/15975Karar2025/909Tarih3 Şubat 2025Okuma6 dk · 1.186 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/15975 E., 2025/909 K.

Karar tarihi
3 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2018/763 E., 2019/96 K.
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Mahkûmiyet
Kanun yararına bozmayoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.186 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/4560 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85321 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85321 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, tedavi ve denetimin uygulandığı aşamada sadece bir tebligat yapılması nedeniyle ısrar olgusunun gerçekleşmediğinden bahisle mahkemece durma kararı verildiği, durma kararını müteakip yeniden tedavi ve denetim tedbirlerinin uygulanmaya başlandığı,

sanığın bilinen adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine Merniste kayıtlı adresi bulunmasına rağmen 13.10.2017 tarihinde Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edildiği, daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılmamış olan adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, sanığın müracaat etmemesi üzerine denetim dosyasının kapatılarak evrakın mahkemesine gönderilmesi üzerine mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu denetim sırasında yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kovuşturma şartının bulunmadığı,

sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği, bu halde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu gözetilerek, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olduğu anlaşılmakla, Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 10.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2015 tarihli ve 2015/78689 Soruşturma, 2015/1129 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 19.12.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 06.01.2016 tarihinde Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06.01.2016 tarihli ve 2016/46 DS sayılı çağrı yazısının 19.01.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 01.02.2016 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

C. Erteleme kararının kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2016 tarihli ve 2015/78689 Soruşturma, 2016/3139 Esas, 2016/2700 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

D. Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2017 tarihli ve 2016/335 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına" karar verildiği, durma kararının 28.03.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilerek infaza gönderildiği,

E. Muğla Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18.09.2017 tarihli ve 2017/556 DS sayılı çağrı yazısı tebligatının bilatebliğ iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarılarak 13.10.2017 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 07.11.2017 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verildiği,

F. Denetime uymadığının bildirilmesi üzerine; dosyanın Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/763 esasına kaydedildiği, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.03.2019 tarihli ve 2018/763 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

G. Dosya kapsamına göre; durma kararını takiben yeniden tedavi ve denetim tedbirlerinin uygulanmaya başlandığı, sanığın bilinen adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine MERNİS adresi bulunmasına rağmen 13.10.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılmamış olan adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin usulsüz olduğu,

sanığın başvurmaması nedeniyle denetim dosyasının kapatılarak evrakın mahkemesine gönderilmesi üzerine sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu denetim sırasında yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kovuşturma şartının bulunmadığı, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği, bu halde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu gözetilerek, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olduğu anlaşılmakla, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.

Ancak; Sanığın adli sicil kaydının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Sanık hakkında 03.08.2013 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasında, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/80 Esas, 2015/134 Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.06.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin beşinci fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.", sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un;

a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın inceleme konusu 10.11.2015 tarihli ikinci eyleminin,

Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2015 tarihinde kesinleşen zorunlu olarak verilmesi gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 10.11.2015 olması ve zorunlu olarak verildiği kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından;

Mahkemesince, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının getirtilerek incelenmesi, sanığın 10.11.2015 tarihli eylemini, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması halinde, 6545 sayılı Kanun'la değişik

5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesi uyarınca "düşme" kararı verilip Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, daha önce ihbarda bulunulup hükmün açıklanmış olması halinde ise sadece düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2019 tarihli ve 2018/763 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15975, K. 2025/909, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15975
Karar No
2025/909
Tarih
3 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15976 K.2025/910
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15979 K.2025/912
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15983 K.2025/914
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16067 K.2025/2611
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16121 K.2025/3032
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/16145 K.2025/2601

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.