İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/15989 Karar: 2025/631 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/15989 K.2025/631

10. Ceza Dairesi 2023/15989 E. , 2025/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2022/261 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/15989 E. , 2025/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2022/261 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/15989 E. , 2025/631 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2022/261 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında) 2. Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet (sanık ... hakkında) KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; sanık ... hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 16.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, hükümlü ... hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2022/28700 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86861 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86861 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrasında, "Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte, 1-Sanık ... bakımından yapılan değerlendirmede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2022 tarihli ve 2022/3841 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapmak suçundan açılan kamu davası neticesinde sanığın eyleminin kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanığın 21.10.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçlarından dolayı hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.01.2022 tarihli ve 2022/2712 soruşturma, 2022/184 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 27.01.2022 tarihinde tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin 11.02.2022 tarihinde kesinleştiği, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararına konu suç tarihilerinin ise 17.01.2022 ve 23.04.2022 olduğu anlaşılmakla, 17.01.2022 tarihinde işlediği suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, ancak 23.04.2022 tarihinde işlediği suçun ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ihlali mahiyetinde olup, ayrıca bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından dolayı sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 191/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinde, 2-Sanık ... bakımından yapılan değerlendirmede, Dosya kapsamına göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2022 tarihli ve 2022/1858 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapmak suçundan açılan kamu davası neticesinde sanığın eyleminin kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanığın 09.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.12.2021 tarihli ve 2021/160837 soruşturma, 2021/6508 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa 05.01.2022 tarihinde tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin 20.01.2022 tarihinde kesinleştiği, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararına konu suç tarihinin ise sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden önce, 17.01.2022 olduğu anlaşılmakla, 17.01.2022 tarihinde işlediği suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 09.09.2021 ve 17.01.2022 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli ... hakkında, 17.01.2022 ve 23.04.2022 tarihlerinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2022 tarihli ve 2022/65579 Soruşturma, 2022/29368 Esas, 2022/3841 sayılı iddianamesi ile İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, B. Şüpheli ... hakkında, 17.01.2022 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2022 tarihli ve 2022/9430 Soruşturma, 2022/13921 Esas, 2022/1858 sayılı iddianamesi ile İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Her iki dava birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.09.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile, sanıkların eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek; sanık ...’ın; 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/8. maddesi delaleti ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına, 6 ay süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanık ...’ın; 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, sanık ... yönünden itiraz edilmeksizin, sanık ... yönünden istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; Sanık ... hakkında, 21.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2022 tarihli ve 2022/2712 Soruşturma, 2022/184 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 12.02.2022 tarihinde kesinleştirildiği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Sanık ... hakkında, 09.09.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2021 tarihli ve 2021/160837 Soruşturma, 2021/6508 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 05.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 21.01.2022 tarihinde kesinleştirildiği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiğinin teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2022 tarihli ve 2021/160837 Soruşturma, 2022/53342 Esas, 2022/39065 sayılı iddianamesi ile İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/981 Esasına kaydedildiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, TCK'nın 191/5. maddesinde, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeye ver verilmiş, TCK'nın 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171.maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının veya kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi veya 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi, c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlâli nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekmektedir. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince, yukarıda açıklandığı üzere sanıklar hakkında gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a ve b maddeleri uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla